Eylül Yanığı
C Canan Erol
0
Altın Yaprak
Şu yüreğimden geçenleri
Çizsem, yazsam, kazısam diyorum
Zigana'nın karlı dağlarının tepesine
Aradan yıllar geçse de
Belki diyorum
Olur ya bir gün yolun düşer de
Sevdam dile gelir
Yeşilin koynunda süzülen Maçka yollarının
Soğuk sularıyla dans eden kayalarından geçerken
Belki diyorum
Belki
Çarpı verir gözlerine
Esrik vakitlerine merhametsiz akşamların
Kapaklanırken bir bir hatıralar
Eşiğinde
Bir türlü göremediğim umutlarımı
Derin bir efkar basıp da
Gözlerime yağmur düşüren
Sana ifade edemediğim kelimeler
Katar katar trenlerle
Hüzün taşırken
İçimden geçenleri
Çizsem, yazsam, kazısam diyorum
Sümela'nın tepesine
Olur da bir gün sen gidemesen bile
Orada çekilen resimlerden biri düşerse eline
Yüreğimin dili çözülür
Belki diyorum
Belki
Çarpıverir gözlerine
Sensiz bir eylülü daha karşılarken sonbahar
İçime acısını kusarken
Mum gibi eriyip yittiğimi
Çizsem, yazsam, kazısam diyorum
Uzun göldeki minarelerin tepesine
Olur da bir gün
Orada çekilen bir film sahnesi
Ezan vaktinin tüm güzelliğini gösterirken
Belki diyorum
Belki
Takılıverir gözlerine
Belki bir gün diyorum
Belki
Anımsarsın beni
Saçlarımda toprak kokusu
Ellerimde yağmur lekeleri
***
08/09/2008
canan
***
Böyle bir yaprak dökümünde sevdiğimden seni
Kıyılarıma çarpan akşamlara bakıp
Ardımda bıraktım kendimi
İçim Eylül Yanığı
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş