Sessizliğimin otağında doğuyor günler Çığlıklarımın gölgesinde batıyor Yelkovan kuşları…
Yokluğunun çentiğini hayat duvarına attığımdan beri Zemheri bir fırtınada savrulur aklım…
Sensizliği yıkıp da gittim bu tarih bozuntusu kentten Önüme gelen anılarına tekmeler yağdırarak bir bir Yüreğimi kanatıp da gittim Sana gelemediğim yerden…
İki dudağının arasına sakladım bir yaşamı Sormadan sorgulamadan…
Bakışlarıma asılan gözlerin hep Eylüldü Bundan…
Yeşile boyanan bahar günlerinde Yaralı bir serçe çırpınıyor yüreğimde…
"Geçip gidiyor bir ömür Yaşam sayfaları tek tek noktalanmakta"…
Al kuşağı yazgıma dokundurduğumda Ağlayan bir tebessümdüm babamın gözlerinde Yüreğine düşen çığda yazılıydı adım Kardan değil kordan…
Sen Gözleri kör Kederi boynuna dolayan rüzgâr Bana değme dur!…
Kederle yoğurduğunuz hayatın Karanlık dehlizlerine bırakırken yorgunluğunuzu Dikiş tutmaz yaralarınıza Tekil bir yalnızlık sararsınız…
Şu yüreğimden geçenleri Çizsem, yazsam, kazısam diyorum…
Ne sessizliğimin dili çözülür Ne de gözümden akan kederin nedeni…
Kaç zaman aralığı uzağımdasın Kaç sevda ötemde ? Ben sana bu kadar sevdalıyken…
Ne zaman sokulsam gecenin koynuna Yanan bir gökyüzüdür gördüğüm…
Söylesene can Yüreğine girdim ben hiç…
15 / 24 gösteriliyor