elimde sürgü ile gölgemi kazıyorum camın pervazından aklımda yitirdiğim senli uyanışların bilmecesi başımda ise binlerce şizofren belirtiler…
yüzünün bakışları silik çizgileri hoyrat bir rüzgarın hışmına uğramış gibi kırık _dökük…
Dudağımdan öptü önce Ardından koca bir hayatın kayıp rotası düştü peşime G/izi üzerimde…
Gece sinsice çöker uykulu ruhuma Ayaklarımda dâvetsiz adımların parmak ucu gürültüsü Sus bırakıyorum beden dilimi kendi karargâhında…
saklambaç oyunları oynayan çocuklar gibiydi an sobelenen ben . . . ensemde rüzgarın yeli ile…
anne ; dudaklarımda büyüyor yalnızlığın busesi gözyaşlarım beslemiş onu belli yıllardan beri yoksa çıkarmıydı çeyizim dibinde , siyah beze sarılı gözleri…
Beni b/ekle Arkama bakmadan gölgemi ezip geliyorum peşine S/aç ellerini Topla yüreğinin o uzun eteğini…
Eleyip duvara astım mâziyi Boş bir sayfanın aynadaki yüzüne denk gelir gecenin gözleri B/ekliyor , İzliyorum . . .…
bu kadar da israf edilmez ki A Ş K ! şehre ateşi düşerken arka sokaklarında faillere karışır kendisi…
Başımı varlığına yaslayıp / Göğsünün duvarlarında yokluğunu dinlemek ne tuhaf . . . Mecâli kalmamış uykularımı kâbuslarından uyandırmak yerine…
gece uzun ömür ise ondan daha kısa Ve her giden bir gülüşü götürür ardında, oysa ki kahkaha doğuştan var yapımda…
dağlara bayır yaptım taşları ve üzerinde kahve rengi saç örgüleri en uzak hududa diktim yalnızlığı…
tozunu sirkeliyorum omuzlarımın sağındaki ve solundaki meleklerini yoklayıp, süzüyorum göz uçlarımla inceden inceye…
g/ün ışığını kaybeder karanlık dolu valizleri takılır adımlara kanatır dizleri beyazı kirlenmiş bir sefil uyanır teninde…
gözlerimde eskimeyen bir sima ama hiç görmediğim ! aslı kadar gerçek gönlü ile maharetli…
15 / 33 gösteriliyor