Soy Ağacı

E Ercan Cengiz Ercan Cengiz
0 Altın Yaprak
dün bugünde saklı yarın ayakta kalanların olacak ve iki binli yıllarda yani beş buçuk milyar insanla birlikte benim de öylesine yaşadığım yüzyıl sarı saçlı bir arkeolog görünür genç bir bilim insanı büyük büyük dedesinin kafatasını nazikçe çekip aldığında raftan yanında duran öz torununa uzatır hala o köyde yaşar, yaşlı, şaşkın izlerle dolu parmakları dokunduğunda kuru kemiğe dün ölmüş gibi o büyük, büyük dedesi tutamadı kendini, gözyaşı damladı gözünden bir şeyler geçirdiyse de içinden takıldı kaldı boğazına, söyleyemedi tam üç bin yıl öncesine uzanan o soy ağacından kalma sade bir halka ve bu topraklarda hala kafasından aldığı darbede öldüğünü söylüyor DNA testi büyük, büyük dedesine bakıp uzamış beyaz sakalın üstüne gözyaşlarını bırakıyor torunu ve iki binlerde savaş suçları mahkemesi yargılıyor hala it gibi üreyen savaş suçlularını barışa hasret Ortadoğu'da sıra dağları aşan ağıtlar yükseliyor hala duyan, duymazdan gelir Ortadoğu kan içinde kim diyebilir ki, bugün 'faili meçhul' cinayetlerle, dün ortadan kaldırılanların torunları yarın dikilmez diye karşılarına işte bitkinin gözü ne fırtına, ne yağmur görmüş ne patlayan kızıl dağlar, taşkın sular… ne bombalar, tanklar… kararan gökyüzü hala görür gözü kör kurşun gördüm, kör bıçak gördüm kör ve nankör insanlar gördüm kaç iklim dolaştım, kör bitki görmedim su, hava ve güneş ve bir karış da toprak oldu mu uzatır da uzatır ömrünü

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.