Son Nefesini Sakladı Şafağa
E
0
Altın Yaprak
-hala delirmedim öyle bakmayın bana
buncadır yazıp okumam
ve buncadır alnımda kuruyan zamanım
bundandır acı çeken bir yüzü
gemisini yürütenlerde değil
çıplak gözlerinden okurum-
bir devirdi geldi çattı
turnaları vurdu geçti
bir yanında dağ silsilesi
bir yanında kar boran
ve çıplak ayaklarda sınandığında
yitip gidenlerin umudu
öte sokaklarda büyüdü
nar ağacı nar ağacı, dikenin midir senin
çiçeğin midir bana tatlı görünen
bir devirdi geldi çattı hey hey hey
gül yanakları kasıldığında
toprağın emaneti dönüyordu toprağa
ve tanınmazdı yüzleri
ve arkasında yığılmış karanlıklara
gömüldü kaldı gözyaşları
bir devirdi geldi geçti
akşam sofrasında içildiğinde
yola vuranların sancısı
ve ağıtlarda yükseldiğinde
düşmana inat bir direnişçi
darağacında gülüyordu ölüme
bir devirdi geldi vurdu
eteğinde kaldı çocuğunun elleri
ve minnacık gözlerinde gizlenmiş yüreği
direnenlere seslendi
bir devirdi geldi geçti hey hey hey
arkasında uçuşan ahlarla
ve yola vuran çocuklar
itilmiş sofralarda boynu bükük büyüdü
el kapısıdır el yurdu unut dediğinde kendini
ve bir kara bulut üstünde
gösterirken gücünü
bir devirdi geldi çattı hey hey hey
tanınmadı kuruyan gözyaşları
omuzlarda taşındığında karşısında duranlar
ve üstüne düşerken celladının kokusu
bir kelebek inatla son nefesini sakladı içinde
çıkarmak için şafağa
nar ağacı nar ağacı, dikenin midir senin
çiçeğin midir bana tatlı gelen
öyle bakmayın bana hala aklım başımda
ve hala zalime karşı çırpınan bir yürek
ve ellerimde hala büyüyen bir gelecek
umutla bakıyor duman tüten dağlara
ve umutla tutuyor kardeşinin elini
toprağından sürülse de ırağa
...
(adsız fırtınalar doğuyor)
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş