Gün Devşiren Düşünceler
E Esat Selışık
0
Altın Yaprak
Yeni doğmuş bir bebeğin
Avuçlarının içindeki sıcaklık.
Nisan sabahında
Çiğ tanesinin tenindeki ıslaklık.
Kurumuş nehir yataklarında
Sel bekleyen kuraklık.
İsyanı kuşanmıştı
Duygular gardırobundan
Zaman üşüdü, mekansız çıplaklığından.
Düşünceler...
Beyninde dikenli tel yumağı
Düşünceler...
Yokluğun nerededir varlığı?
Genç adam
Camını delip geçen gün ışığının sesiyle uyandı
Erimiş varlığının bitimindeki muma baktı.
Mumun gecenin bedenini delen
Cılız ışığını söndürmüştü güneşin ışıktan esintisi.
Güneş, geceyi bilmez zifiri aydınlığın
Kör kraliçesi.
Oda aydınlıktı
Mum biraz daha yandı...
Yanı başında duran
Kum saatini çevirdi genç adam
Cam boğumdan
Bir nehir akmaya başladı, kumdan...
Yaşanmış anları yaşanmamış kılmak ister gibi.
Biten gün
Yeniden akmaya başladı bugün.
Uyku, gece sesli ninnisini
Genç adamın kirpiklerine bırakmıştı.
Gün doğmuştu, kirpikleri gün gibi ağırlaşmıştı.
Beli büküldü bakışlarının
Kaderi gibi günebakanın.
Güneşin emzirdiği
Sıcağıyla sevdiği
Olgunluğun yükü başını eğdiği.
Düşünceler...
Kayıp bir yıldızın aksi içinin sularına indi
Düşünceler...
Çocukluğunda saçlarını okşayan rüzgar nerede şimdi?
Yasak bir meyve gibi
Kopardı düşüncelerini genç adam
Beyninin dalından
Şehvetle ve korkmadan.
Utancın gözyaşıyla yıkanan hatalara,
Tecrübe isimli sahte kimliği vermek değildi bu.
Genç adam yasak meyveyle konuştu;
"Ruhuma yolculuğumda azığım,
Sana olan açlığım!"
Masada
Dalından koparılmış kır çiçeğinin
Vazodaki ölümcül güzelliği
Dalından koptuğu andaki tazeliği
Cam vazoda
Cam tabut sakinliği.
Düşünceler...
Kopacağız biz de bir gün yaşamın dalından
Düşünceler...
Tutuklu mudur ölüme,
Tutanlar ölü ağaçlarla yapılmış tabutun dört kolundan?
Oturduğu iskemle
Kıyısız iskele.
Düşüncelerinin sonsuz hiçliğine yürüdü genç adam
Bin soruya verilecek bir cevabı vardı...
Yutkundu... kelimeler hiçliğe yuvarlandı.
Genç adam durdu
Genç adam sustu...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş