İnsanlar
E Esra Orun
0
Altın Yaprak
Sorumsuzluğa çeyrek kala
Bu güzelim rüya bahçesinde
Gezinmek,
Gezinmemek
Yürümek, ağlayamamak
Bir sabah ters tarafından kalkmışçasına
Somurtabilmek biraz
Haklıyım; ama haklısın da
Yaprak sarılığına bakar gözlerim
Ten rengi ümitlerin yine gölgesindeyim
Bilirim; ama bilirsin de
Bir akşam tutabilmek o kar tanelerini
Ahmaklıktan ziyade keşfedebilmek
Uyumaktan çok uzanabilmek karanfillere
Yorganımı tepeme kadar çekip
Isınmayı umuyorum
Kitap kapaklarındaki şekillerde periler
Beynimde bir orta oyun
Hayaller, hayaller...
Bir avcıda takılıp vurulmak istiyorum
Nice farklı alemlerin, toz konmamış şömineleri başında
Çıtır çıtır edebilmek
Isınıyorum
Fakat git gide yanıyorum bu kez
Doyumsuz çocukların oyuncak istekleri gibi
Nice gülücükler karşılığı tükeniyorum raflarda
Hırsızın teki köşe başından sola sapıyor
Bir karartı kovalıyor ardı sıra
İzliyorum, gidemiyorum
Cansızlığa bir asır kala
Perdeler bir ruh gibi kapanıyor
Başını azıcık dışarı iten bir yaşlı pembelik
Geri çekiliyor, göremiyorum
Kısa aralıklarla yaklaşan ritmik kovalamaca
Bir mutluluk sesi, zıplayan bir çocuk
Sakin bir tedirginlik, gölgesi zayıf tombul bir anne
Bakıyorum, hissedemiyorum
Havada ufak bir değişiklik
Hevesli ellerde frambuaz yumuşaklığı
Yiyorum, gülümsüyorum
Tepeden tırnağa bir fısıldayış
Burunlarda ıslak bir duman
Yudumluyorum, düşünemiyorum
Sahne kalıntılarına bir başka açıdan bakış
İnsanlar koşabilmekten çok
Yürüyorlar...
Dokunduğum her perdede bir başka pembelik
Bugüne bakamadan yarına geçiyorlar
Resimlerine takılıyorum gelecek geçmişlerin
Anlıyorum, konuşamıyorum
Derli toplu bir ekmek fırınının
Arka kapısından giriş yapmak sıcaklığa
Ve birer poşet halinde topluluğu dağıtıvermek
Rahatlıyorum, yavaşlayamıyorum
Bir bedene hükmeden üç küçük tanımın
Orta ayarında seyrine dalmak
Klasik parıldamaları gözlerine katıyorum
Alıyorum ve yavaşça bırakıyorum
Küçük arabalar
İçlerinde yüzlerce ayakkabı
Bir ileri bir geri gidiyorlar
Uzanıyorum, durduramıyorum
Beyaz ve yeşillerin sahipliğinde
Büyük bir kapıdan içeri giriyorum
Yüksekçe yataklar, uyuyorlar
Fark ediyorum, anlatamıyorum
Bir simitçi her zamanki gibi gözlerimi arıyor
Minik güvercinlerin bekleyişi gibi beklemek
Sanıyorum, istemiyorum
Dilden bir seslenişe
Kafayı çevirip gönülden bakmak
Hal hatır trafiğini dokunuşlarla yatıştırmak
Seviyorum, sevinebiliyorum
Kırmızı hediyeler var onlara
Tutamıyorum, veriyorum
Bir gün içinde meğer ne çok şey yaşıyorum
Boylu boyunca bir ırmağı, damlalarla beslemek
İstekler, istekler daha
Elbet olacaklar, biliyorum
Biliyorum, uzaklara dalıyorum...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş