Kafamdaki Koca Zımbırtı
E Esra Orun
0
Altın Yaprak
Sevgili gülüşler parkında bir sabah daha
Ağaçlar, kuşlar, bir de bendenizi ürküten sorgucu bakışlar
Yürürüm düşünmeksizin,
Yollardaki karıncaların bitmeyen endişesini
Yaklaşmakta olan kışın hırçın soğuklarını
Gülen insanların ağlatan kalp kırıklarını
Ve biraz da seni, seni...
Düşünmeden yürümek, belki düşünmekten daha zor
Kafamın içindeki zımbırtı bir dursa
Bir kurtulabilsem bencil şüphelerinden...
Sen ve işleyişinin her saat başında sen
Gramofon antikasının maziyi anışı gibi
Kolumdaki tik-takların susmak bilmeyişi gibi...
En güzel nasıl anlatabilirim ki seni?
Şu parktaki alaca pınarlarımı taşıncaya dek dolduran
Ve yavaştan bana akan
Seni, her teselliyi bir kenara atıp seni unutma gerçeğini
Ele avuca gelmeyen bir acıyla nasıl anlatabilirim?
Bir sussa şu beni ağır kılan zımbırtı
Kendimi avutur, yine unuturdum seni
İşte o zaman hissedemeyebilirdim belki seni
Adını kuşlara verip ağlamayabilirdim
Ağaçlar tek yadigarın olurdu
Şu kafamdaki koca zımbırtı sussaydı eğer...
Dün için kötüsün, bugünse çok daha kötü
Yürürüm aldırmaksızın;
Bir sana, bir kez daha sana...
Hiç aldırmadan yürümek, belki ölmekten daha zor
Unutmak, unutabilmek
Bir an için haykırıp, nefesleri silebilmek
Senin için söyle daha ne istersin benden?
Ziyana terk edilmiş bir bedenden, ne isteyebilirsin?
Kötüyüm, evet bugün çok daha kötüyüm
Biten her şeyi anladım da anlatamadım gözlerime
Çocuk muyum ben, küçücük mü oldum şimdi?
Ağladım işte, yine durduramıyorum beni, kendimi...
Artık gelsen diyorum, gitmeme ne kaldı şu gece kokulu sabahta!
Hep benden duymak isterdin sevgimi, sevgini
Gözlerimin önünden bir kaçıramadım seni
Ne kendimi avuttum, ne de unuttum seni...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş