Çalmayın Kapıları
F
0
Altın Yaprak
Her kadının kısa saçı
Makas uçlarında uzuyor akılları
Ve sabun kokmuyor artık sandıkları
Deltalara takılıyor aklım
Su damlıyor bir yerlerden
Parafin kokusu seğirtiyor burnuma
Henüz sönmüş bir mum olmalı
Parmaklarım garip bir gel git oyununda
Sessiz ve yankılı
Ne zaman yağacak yağmur
Ne zaman korlaşacak taşıma değen aynur
Çocuklar gördüm cesedimi yol yapıyorlardı
Saçlarımı tarıyorlardı
Bozuk paralardan göz yapıyorlardı
Kulaklarımı kapı tokmağı
Kimse yok
Çalmayın kapıları
Ben kimse/sizim
Sizdenim
Kaldır kafanı ve bak cehenneme
Üşüyen etini çek kemiklerine
Düğürcük çorbasına akıtılan salçanın
Suçu yoktu en az benim kadar
Aynı kâseye sallanıyordu kaşıklar
Ve kestane kızarıyordu sobanın yanağında
Ne sıcakmış ellerim
Tıpkı sarıya bakan hüzün kadar
Bak düşüyor güneş
Altına ser çadırı yanmasın canı
Simit atıyordum güvercinlere
Sarhoştular
Çarpıyordular eteklerime
Korkuya elbise biçiyordular
İnadına kıpırdamıyordum
Sarhoştular
En az bizim kadar âşıktılar
Üzüm şarap olmak için doğuyordu
Kuşların gagalarına ve ölüyordu
Sabun kokmuyordu sandıkları
Ve kısacıktı her kadının saçı
Evinde ar
Yatağında har oluyordu kadınlar
Yine de saklıyorlardı ketene ucube taraflarını
Sana aşk getirdim solumda sakat doğan
Sana ben getirdim benden ayrışan
İçimde kal
İçimde
Kal.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş