Nüve

F Filiz Kılınç Filiz Kılınç
0 Altın Yaprak
Sefil bir ev gibi kendime tütüyorum Yüzümü çalarak aynalardan Ki silerek adımlarımı boşluğa Biraz sen, biraz sessizlik ve çokça tütün Şiraz demiştim ikindi vakti Çavlan olacaktık hatırladın mı? Sen gittin üşümeyi giydin! Oysa it gibi saklamaktan yaralarımı Ve saklanmaktan kapı aralıklarına Olanca hızımla kaçmaktan ne çok yorulmuşum Şadırvanlardaki kuşlara eş olmuşum Senin de farkın yok! Sığ bir hayat diyordum, derinleşti Mavi ladinler büyütecektim ağıtsız Ve illa ki sen ses ve tütün Anason ve şiraz ve illa gözlerin İşte bak yine yokluğuna çalıyor saat Biliyorum bu son olmayacak Seni boşluğa, seni içime, seni ayak seslerime Kanayan ve kapanan her yarama yama yapıp Gidesim vardı buralardan Bir ince sızı tutmasaydı salımdan Kolay olurdu elbet yükümü almam Gözlerin öyle ağır ki! Bir annenin kesilmiş memesi gibi büküyorum boynumu Ellerim süngüsünü kaybetmiş asker Yok tutunacak bir dal, bir asa, bir omuz Anlıyorum ki aynıyız Öksüzlüğümüz ve yetimliğimiz sırt sırta büyüyor Susuyoruz! Şimdi öyle devirme yüzünü Öyle nüvelenme içime Kızılcık şerbeti deriz içtiğimiz, dert etme Çatlayan yolların yitik nabzına kurarız saati Dolunay süreriz özlemlerimize /Sanıyorsun ki her acı aynı kalıyor, Yanılıyorsun sevdiğim, acılarda eskiyor! / Eskiyor ellerim, gözlerim ve sen Kayıp gidiyor acılar, yenisine bırakarak yerini Kurtulmak imkansız, yine gelip oturuyorsun köşeme Ve kokun ve sevişken ellerin ve gözlerin Bir daha diyorum, her şey yok oluyor Üşüyoruz!

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.