Gittin...

H Hasan Tan
0 Altın Yaprak
gittin.. cılız bir avuntu kucakladı beni yakası bağrı açık hüzünler ilk kez bu kadar içten gözlerim kurudu ıslanmaktan ağarmış saçlarıma örttüm kendimi zaten yaşlanmıştık beklemekten.. gittin... kelebekler göçtü gözbebeğimden kederin gürlemesiyle birden; kınsız ve zamansız bir rüzgar tıklattı camı ben bir kuş sandım bakmadan bir gerilla vuruldu dağın birinde usulca öptüm alnını kara gözlerine sormadan gittin.. bir şarkı duyuldu uzaklardan hüzzam makamında açıldı nakaratı nicedir vuslat arayan dudaklarımızdan hüzünlü şehirler göçtü yüzümden ilkin sabırlı ve ağlamaklı bir aşık sonra görmeden baktığım tüm güller soldu yurt arayan bir piç gibi gidemedim şiirden gittin.. bir halk küstü bana ben bir halka hibe ettim yüzümü bir iki sözcük yırtık bir lif üç beş kitap kendi ekseninde devinen çapsız bir hüzün aksayan bir ayak içimde yıkılmaya terk ettiğim şehirden bir çocuk çıkıp gitti yaralı ayağını sürükleyerek sürgülenmemiş tek kapıdan.. gittin.. yoksulluğum arttı ağladım tanıdık bir telaş sardı beni yalnızlığın bayrağını çektim göndere ki zaten yorgunduk beklemekten ikircikli adımlarım huylandırdı önce nedensiz sorular çoğalıp çarptı yüzüme nadasa bıraktığım ömrümde yittim kendimi uzadıkça uzadı kabuslu gece gittin.. büyüyemeyen bir aşkı bitirerek -ondan huseyni makamında seğirir gözlerim- bütün servetimi yitirdim; yani o iri ve kara gözlerin renkli elbisen şehla bakışların kimsenin bilmediği tek adresim !..

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.