Başımız Dik

H Hikmet Metin Çavdar Hikmet Metin Çavdar
0 Altın Yaprak
“Bizim dinimiz; hakir, miskin ve zelil olmayı tavsiye etmez. Tam tersine Allah da Peygamber de milletlerin ve insanların izzet ve şerefini korumalarını emreder.” Mustafa Kemal ATATÜRK BAŞIMIZ DİK Biz diz çökmeyi öğrenmedik, öğretmediler bize... Anamızın ak sütü gibi helal bildik özgürlüğü. Ekmeğimizi alın teriyle kazandık, başımızı yalnız Allah’a eğdik. Kimse sanmasın ki susuyorsak korkuyoruz. Bazen insan susar, sözünü değil sabrını büyütür. Ama sabrın da bir yere kadar... Çünkü bu millet boynunda zincirle doğmadı. Esaret nedir bilse de esir yaşamayı kabul etmedi. Bir adam çıktı Anadolu’dan, sırtında bir milletin derdi, yüreğinde koskoca bir memleket... Elinde saray yoktu, önünde hazır bir yol da. Ama yürüdü. Mustafa Kemal Atatürk’tü adı. Samsun’dan başlayan o yürüyüş bir adamın yürüyüşü değildi. Bir milletin “Ben daha ölmedim!” diye ayağa kalkışıydı. “Ya istiklâl ya ölüm” dedi. Çünkü biliyordu; Esarete alışan millet, bir gün kendi zincirini kendi elleriyle taşır. Bizim nasibimiz bu değildi. Çanakkale’de toprağa düşenler, Sakarya’da kanıyla su verenler, Dumlupınar’da son sözünü söyleyenler bize rahat bir hayat bırakmadı; onurlu bir hayat bıraktı. Vatan dediğin haritada çizilmiş bir sınır değildir yalnız. Bir annenin oğludur, bir babanın duasıdır, bir şehidin son nefesidir. Bayrak dediğin de rüzgârda savrulan kumaş değildir. Onda bu milletin acısı var, bekleyişi var, şehidi var. Ve onun için başımızı eğemeyiz. Ey Türk milleti! Kimse senden kula kulluk etmeni istemesin. Hakkın varsa söyle. Haksızlık varsa karşısında dur. Vatanına dokunana “bana ne” deme. Çünkü Mustafa Kemal bize yalnız bir Cumhuriyet bırakmadı; Kendi aklımızla düşünmeyi, kendi kararımızı vermeyi, kendi göğsümüzü gere gere “Ben bağımsızım” diyebilmeyi bıraktı. Atatürk’ün adı bir duvar yazısı değildir. Bir bayram günü hatırlanıp ertesi gün unutulacak bir hatıra hiç değildir. O adın arkasında bir savaş var, bir millet var, bir direniş var. Ve en önemlisi, “Bu memleketin sahibi benim” diyebilen bir halk var. Bizim yolumuz belli. Ne zillete razıyız, ne esarete... Ne makamın önünde küçülürüz, ne üç kuruş menfaat için inandığımızdan vazgeçeriz. Varsın soframızda ekmek az olsun, ama alnımız yere değmesin. Varsın cebimiz boş olsun, ama kimse bize “satılık” diyemesin. Çünkü biliriz; İnsanın yoksulu olur, milletin yoksulu olur, ama haysiyetin yoksulu olunmaz. Haysiyet bir kere giderse yerine ne koyarsan koy, eksik kalır. Bugün hâlâ bu topraklarda özgürce konuşabiliyorsak, birilerinin bize lütfettiğinden değil; Mustafa Kemal’in açtığı yoldan, şehitlerin verdiği candan, bu milletin vazgeçmeyen inadından. İşte bu yüzden Atatürk’ün adını söylerken sadece geçmişe bakmıyoruz. Kendimize bakıyoruz. Başımız dik mi? Alnımız açık mı? Vatanımıza, Cumhuriyetimize, özgürlüğümüze sahip çıkıyor muyuz? Cevabımız evetse, Mustafa Kemal hâlâ aramızdadır. Çünkü bazı insanlar ölür, ama fikirleri ölmez. Bazı isimler tarihe yazılır, bazıları ise bir milletin yüreğine. Mustafa Kemal Atatürk bizim yüreğimize yazılmıştır. Ve biz, onun emanetine başımızı eğerek değil, başımız dik sahip çıkacağız. Ne mutlu bu toprakların kıymetini bilene... Ne mutlu özgürlüğün değerini anlayana... Ne mutlu Mustafa Kemal’in izinde insanca, onurla yaşayabilene... Ne mutlu Türküm diyene..

Sakarya ·

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.