Bize Benzeyenler

H Hikmet Metin Çavdar Hikmet Metin Çavdar
Günün şiiri · 13 Eylül 2026
0 Altın Yaprak
Hz. Ali'nin sözü düştü aklıma: “Düşmanın en büyüğü, düşmanlığını gizleyendir. En tehlikeli düşman, bize benzeyip de bizden olmayandır.” Ben insanı en çok sustuğunda tanıdım. Çünkü insan konuşurken kendini saklayabiliyor; birkaç güzel söz, bir tebessüm, omzuna konan bir el yetiyor bazen güvenmeye. Ben de kandım... Her uzanan eli dost eli sandığım oldu. Ekmeğimi böldüm, derdimi paylaştım, gönlümün kapısını ardına kadar açtım. Meğer bazıları kapıdan içeri girmek için değil, içeride ne var diye bakmak için gelirmiş. Sonra öğrendim; İnsanın düşmanı her zaman karşısında durmazmış. Bazen yanı başında oturur, çayını seninle içer, senin sözlerinle konuşur, senin acına başını sallar... Ama sen dönünce başka bir yüz takarmış. İşte en çok buna kırıldım. Düşmanlığını açıkça söyleyene hiç gücenmedim. Varsın sevmesin beni, varsın adımı anmasın. İnsan, karşısında duran düşmandan daha kolay korunuyor. Asıl zor olan “Ben senin yanındayım” diyendir. Ben bunu geç öğrendim. Bazı insanların gözlerinde kendimi aradım yıllarca. Meğer onlar bana değil, benden alabileceklerine bakıyormuş. Ben gönülden verdim, onlar hesabını tuttular. Ben sustum, onlar bunu korku sandılar. Ben affettim, onlar yeniden denediler. Bir gün yoruldum... Kimseye kızmadan, kimseyi suçlamadan biraz kendime döndüm. Ve anladım ki insan herkesi tanıyamaz. Bazı yüzler ancak zaman geçince konuşur. Bazı bakışların neden gözümden kaçtığını, bazı sözlerin neden içimde bir yere dokunduğunu yıllar sonra anlarsın. İşte tam o günlerde Hz. Ali'nin sözü düştü aklıma: “Düşmanın en büyüğü, düşmanlığını gizleyendir. En tehlikeli düşman, bize benzeyip de bizden olmayandır.” Bir söz bazen insanın içine taş gibi düşer. Benim içime de öyle düştü. Çünkü insanın kendine benzeyeni kendinden sanması kolaydır. Aynı dili konuşursun, aynı masada oturursun, aynı acıya üzülürsün, aynı türkünün içinde aynı yere dalarsın... Ama gönüller aynı tarafa bakmıyorsa ne fayda? Ben artık aynı kelimeyi söyleyene değil, aynı yükü taşıyana bakıyorum. Çünkü dostluk iyi günde yan yana durmak değil, insanın sesi çıkmadığında yanında kalabilmektir. Bir gün herkes gider... Bunu da öğrendim. Kalabalıklar dağılır, sofralar toplanır, telefonlar susar, isimler unutulur. Geride kimsenin görmediği birkaç insan kalır yanında. İşte onlar gerçek dostundur. Ne çok insan tanıdım kalabalık günlerimde. Ne az insan kaldı içim çöktüğünde. Şimdi kimseye “Bana dost ol” demiyorum. Dostluk istenmez. Vakti gelince kendini belli eder. Bir dara düştüğünde, bir kapının önünde yalnız kaldığında, herkes kendi işine bakarken bir insan çıkıp “Ben buradayım” dediğinde... İşte orada anlarsın kimin gerçekten senin olduğunu. Ben artık yüzüme gülen herkesten şüphe etmiyorum. Ama herkese de gönlümü açmıyorum. Çünkü öğrendim: İyi niyet insanın güzelliğidir; ama tedbirsizlik başkasının eline bırakılmış bir yaradır. Ben kin tutmam. Tutarsam önce kendi içimi karartırım. Kim ne yaptıysa kendi vicdanıyla yaşasın. Ben hesabımı Hakk'a bırakırım. Ama unutmak başka, ders almak başka. Ben unutmadım. Sadece yükünü taşımıyorum artık. Bazı isimler var hayatımda... Anınca içim acımıyor, sadece susuyorum. Çünkü bazı insanlara verilecek en büyük cevap bir daha hayatına girmelerine izin vermemektir. Ben kapıları öfkeyle kapatmadım. Sessizce kapattım. Arkamdan ne söylediler, kim ne düşündü, kim hangi hikâyeyi anlattı bilmiyorum. Bilmek de istemiyorum. Çünkü insan başkasının ağzından çıkan sözlerle kendi değerini ölçmemeli. Ben kendimi kimsenin sevgisine muhtaç bırakmayacağım. Sev beni, sevme beni... Ama bana insanlığımı unutturacak bir kötülük yapma. Çünkü ben hâlâ insana inanmak istiyorum. Birinin ihaneti yüzünden bütün insanlardan vazgeçemem. Bir dostun yanlışı yüzünden dostluğa küsemem. Birinin kalpsizliği yüzünden kalbimi taş yapamam. Ben yine iyiliğimi saklamayacağım. Ama artık iyiliğimin adresini herkese vermeyeceğim. Çünkü bazıları senin ışığını sevmiyor; sadece ışığından yararlanmak istiyor. Ve sen bunu ışığını çektiğinde anlıyorsun. Ben bazılarını geç tanıdım. Bazılarını fazla sevdim. Bazılarına hak ettiğinden fazla güvendim. Ama kendime kızmıyorum. Çünkü ben onlar gibi olamadığım için yanıldım. İçimde hesap yoktu. Onlarda vardı. Ben açık bir kapıydım, onlar kilitli bir sandık. Ben ne isem onu gösterdim. Onlar ne olduklarını sakladılar. Belki de Hz. Ali'nin sözü tam burada anlamını buluyor: “Düşmanın en büyüğü, düşmanlığını gizleyendir...” İnsan açık düşmanından kendisini korur. Asıl yara dost bildiğinin elinden gelir. Benim payıma düşen de birkaç yara oldu. Ama her yara insanı eksiltmez. Bazısı gözünü açar. Bazısı kalbini büyütür. Bazısı da kime ne kadar yaklaşacağını öğretir. Ben şimdi daha az insanla konuşuyorum belki, ama daha çok kendimle. Daha az sofraya oturuyorum, ama oturduğum sofrada gözüm arkada kalmıyor. Daha az “dostum” diyorum, ama dediğimde sözümün arkasında duruyorum. Ve biliyorum artık; İnsan herkese benzeyebilir, ama herkes insanın kendinden değildir. Kimi seninle aynı yolda yürür ama başka bir yere gider. Kimi yanında görünür ama içinden seni geçirmez. Kimi kardeşim der ama kardeşliğin yükünü taşımaz. Ben artık söze değil, zamana inanıyorum. Zaman insanı ele verir. Ne maske bırakır, ne bahane. Bir gün herkes kendi yüzüyle kalır. Ben de kendi yüzümle... Ne eksik, ne fazla. Gönlümde kin yok. Ama aklımda hayatın öğrettikleri var. Ve bundan sonra kim gelirse gelsin önce insanlığına bakacağım. Bana benzeyene değil, gönlü Hakk'tan yana olana yakın duracağım. Yüzüme gülene değil, arkamdan da aynı sözü söyleyene... Yanımda yürüyene değil, ben düştüğümde beni kaldırana... Ve bir gün yeniden yanılırsam bile kendimden utanmayacağım. Çünkü insan güvenmekten değil, güvendiği halde kötülük yapmaktan utanmalı. Ben hâlâ inanıyorum: İyi insan az bulunur ama vardır. Gerçek dost sessizdir ama vardır. Hakikat de ne kadar saklanırsa saklansın bir gün kendi kapısını çalar. Ben o günü beklemiyorum. Kendi yoluma bakıyorum. Gönlümü temiz tutup, gözümü açık tutuyorum. Çünkü artık biliyorum: Düşmanını bilmek kolaydır; zor olan, dostunun içindeki düşmanı fark etmektir. Ben bunu bir ömürlük ders gibi içimde taşıyorum. Ve artık bize benzeyenlere değil, bizden olanlara bakıyorum.

Sakarya ·

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.