aç avuçlarını, gözyaşlarım damlasın kalbim damla damla ellerinde biriksin sakın dökmesin gözyaşlarımı senin için onlar, her biri elmas…
yağmur, gözlerimden yaş çalma benim bak işte nasıl da yanıyor içim kaynar kazanlara atılmış bedenim…
bir eylül akşamında saatlerin ayaza vurduğu anda köşe başında bir ağaçtan bir yaprak düştü düşecektir…
bilir misin gece yürüyüşünü sessizce esen rüzgarlar ve ay ışığının soluk gölgesi karanlıklar karanlık üstüne çökmüş…
ah gözlerin yedi deryayı bir yudumda içtim yine de sönmedi alevim daha yok mu, yanar yüreğim…
kalbim, hüzün çağlarından kalma bir aşk yaşıyor dokunduğum tüm güller zamansız soluyor kırlangıç pişmanlığı mevsimleri dolduruyor…
kaç kurtar kendini aşk insanlar geliyor hem de dolu dizgin ellerinde koca koca paketler…
Kapılar kilitli bugün Hiç açılmayacaklar yüzüne O güzel gözlerin sokulmayacak evime Fırtınalı bakışların yüreğimde kaybolmayacak…
onu kaybettim hem de kalbimde akdeniz kadar yüreğim var dalsam da çıkaramam artık…
Feryatsız figansız çıldırttın ya beni Göçmen kuşlar gibi sürdün ya beni Olunmaz gurbetlere saldın ya beni İflahsız düşlere sardın ya beni…
üşüyorum Allahım buz gibi insanların yürekleri kalplerde donuyor ellerim dokunduğum sevgiler…
yalnız aşklar senfonisi çalınır ben dans ederim gölgemle alıştım bu dört duvar arasına ve notaların dilinden dökülenlere…