Ölümü Toprağa Diktiler
İ İsa İnan
0
Altın Yaprak
Basıp durma yüreğimin mayınlarına
Aşktan başka hangi tohum sürgün ki verir ayrılığa
Hasreti isa
hep ölüm
bu yüzden gülmüyor yüzüm
sözün
dile vurduğu zamandı
çığlıklarına ateşe ederek başladı gün
gözlerimin görebildiği her yer
kan revandı
ölüm ayaklanır içimde
kimsesizler mezarlığına yol alır
silah sesleriyle uykulardan uyanır gece
bedenin bedenimi rehin alır
haydi
ayır dedi bir ses
ayır geceden gündüzü
dikeninden gülü
ayır dedi
çöz içindeki kördüğümü
bir çocuk dişledi ananın göğsünü
haydi kanatmadan
ayır
yılanın zehrini dişinden
korkar mı insan aynalara bakmaktan
ayır aynanın arka yüzünü
utanmaktan
akrebi yelkovanından ayırınca durdu zaman
ölümü toprağa diktiler
namusumuza göz
kefenimize fiyat biçtiler
ayır dediler günahlarından sevabı
yalanlardan doğru olanı
ayır
kırılan kadehteki şarabı üzümden
ayır kendi özünden düşü
ölümü toprağa diktiler
gördün mü
geceleri senin toprakta uyuyan bedenin
gölgesini saklar sulardan
dudaklarının ortasından çıplak bir küfür geçer
dalgalar korkularından kıyıya atarlar kendilerini
köpükleri kucağına alır birileri
öper rengini
eskiyen yüreğini yontuyor adam
ayırıyor kendini bilinmezlere
ayır öksüzlüğümü
bırakma ellere
gece
bulanık bir ay doğar pencereme
aklına çelmeler takar bir kadın
ölüme eş koştum gözlerini
d/üşüyorum
bir martının kanadından mezara girer gibi
imgelerin üstünü karla örtüyor tanrılar
y/azamıyorum ki
ay gökyüzünden sarkan bir güldür avuçlarına
avuçlarımdan ayırma ellerini
nasıl ayırırsın ilk öpüşmelerden gençliğini
yaşamdan kavganı nasıl ayırsın bilmem ki
sensizliği koydular önüme
ölümü toprağa diktiler
sen gözyaşlarınla sularsın değil mi ?
öldüğüme değil de
sensiz kaldığıma yanarım
ben artık
yüreğinde senle yaşarım
zaten yüreklerimiz de öksüz çocukların barınma yurdu değil mi ?
Bir annenin mezara düşen gözyaşlarından sızan ağıt
yirmi dokuz aralık iki bin dokuz
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş