Panik Atak

K Kağan İşçen Kağan İşçen
0 Altın Yaprak
usluca imgeledim türküydü yeryüzüne vuran en güzel eylemiydi saat 16.oo sularında güneş gülünçlülüğünün yollar sığ ve kıt yolculuklara göz açtırmazken irkilir sıra dağlı düş kapılarım el değmemiş amazonlar kımıldanır sarı sıcaklı akşam penceremde içimde bir yerlerde soğuk bir çelik erir ve kırılır... dikenli tellerim olsun isterim saçların esirin olmak istiyorum mayınlar döşe aceleci telaşlı panik mi panik göğsüme beni aç bırak bir tas çorba buğusu olsun nefesin kirpiklerime seni içime öyle bir çekeyim ki kanımda dolaşsın istiyorum burnun çenen yanakların kaşların gözlerin ayva tüylerin ve kulak memelerin ve...vs...vs... ben sana iyi eğitimli bir köpek gibi esir sen seni böylesine dolu ve yaş içime çekişime mahkum... seni bütün ayrıntılarınla görmek istedim aydınlık mesire yerimdin ah şu tutkularıma göz kırpışını açık seçik hayallerime bir ağustos sonu öğleninin bembeyaz tül perdeyi okşaması gibi süt beyaz akıyorsun gözlerimin içinden kasıklarıma yorulmuyorum bu benim yaşam tarzım her sabah kalktığında gökyüzünün hangi biçimine baktığını düşünmek ve ilk neye nasıl dokunduğunu kıskanıyorum o melekliğini bütünleyen beyaz elbisendeki belli belirsiz sarı lekeyi bile... daha bir farklı koşuyorum ağaçlıklarına ayaklarımın altında zavallı lavlar ateş...hala çaresiz ve muhafazakar söz konusu sen olunca bir ben devrimciyim böyle yanmakta sana kokuna ruhuna ve dudaklarının bana: 'hemen gitmem lazım' deyişinin son haline...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.