Yankısız Ve İkindili

K Kağan İşçen Kağan İşçen
0 Altın Yaprak
kitaplar dolusu dünyalar kurdum ikimize ama sen çizgiler çektiğin yerlere kaçtın donuk ürperişlerle yorumluyorum artık cadde boyları kalabalıkların arasından sızışını bakmaya mecalim kalmazken yankısız ikindiler çökmüş dudaklarına... hasta sotalarda sorgulamadan güneşin sensiz yalınlığını saç kırıklarına buruk özlemlerle muhtaçlaşır kangrenleşmiş sahnesi çamurlu sokağın sokağın en kirli duvarında ölürcesine siyah üşüyorum oysa hiçbir aydınlığı boşa harcamadım... balkonları dinlendiren gri kış öğlenlerini bile... dalları kırık çınarıyım sensizlik ormanının yalnızlığımla tutunduğum toprağın üstünde adım seslerin tek fakir eğlencemsin çocuk düşlerden daha gür daha parlak gövdeme sarıl istiyorum eskimiş yalnızlığımı hisset isterse yenilensin tüm acılarım... annemi düşünmekle kururdu gözlerim ot sadesi saçlı ellerinde samimi su sürahisiyle seni de seven kalbime batan iğnelerin ucunu bileylerken sensiz zaman damarlarımda annemin gözyaşları çocuktan daha çocuğum ağlamayı avutacağım günleri düşünmek istemiyorum pabuçların kapımın önündeyken dolmalıyım sesinle sabahla öğle arası bir alada... ince battaniyeli günler geldiğinde heyecanlı kokusuyla şiir mahzenimde uyku mahmuru gözlerinden öpmek var yıllanmış iç mahallemde komşuyum insancıllığına ve yeryüzü avucundan rastgele bir parça sanki avuçların diye sarılıp toprağa sürüyorum yüzümü taşa kayaya çakıla dikene buluta göğe yıldıza özlemle bakarak yüzsüzüm seni sevmekte yaşamakta diretmek gibi...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.