Omuzumda Gençliğim
M
0
Altın Yaprak
Bugün senden kalan ne varsa
bir bir çıkardım içimden.
Bir mendil gibi katladım çocukluğumu,
Yası tutulmamış çocukluğum...
bir köşesine gençliğimi koydum,
Cenazesi kalkmamış gençliğim
öbür yanına söyleyemediğim sözleri.
Bir yumru gibi taşıyorum yıllardır
Bir tarafta sen kaldın ötesinde ben
Öylece duruyordun
yıllardır dokunmaya korktuğum
bir yerimde.
Ne kızdım sana
ne de “neden” diye sordum.
Bazı şeylerin hesabı tutulmuyor;
insan yalnızca
ömründen eksileni fark ediyor.
Ben çok yaşadım seni.
Bir ekmeğin son lokması gibi
sakladım ağzımda adını.
Bir kış sabahı gibi
üşüttüm kendimi senden sonra.
Bazen bir yabancının yüzünde
sana benzeyen bir şey gördüm de
başımı çevirdim.
O koku ne zaman tanıdık gelse
İçin için içimi kemirdin..
Bugün ilk defa
ellerim titremedi.
Senden kalan son hatırayı da
aldım avucuma.
Öpemedim,
Basamadım bağrıma
Yalnızca baktım.
Meğer yıllardır
bir ölüden değil,
ölmüş bir ihtimalden
medet umuyormuşum.
İşte onu bıraktım.
Sessizce.
Bir ses inledi kullaklarımda
"Helal ediyor musunuz?"
Ardından üç kere
“Helal olsun” dedim.
Birincisi
yaşadığımız her şeye.
İkincisi
yaşayamadıklarımıza.
Üçüncüsü
bunca yıl sonra
kendime dönmeyi
becerebildiğime.
Sonra omuzladım geçmişi.
Ağırdı.
İnsan kendi gençliğini
sandığından daha zor taşıyor.
Bir adım attım.
Sonra bir adım daha.
Arkamdan kimse seslenmedi.
Demek ki bazı vedalar
tam da böyle oluyormuş:
Ne kapı çarpılıyor,
ne bir mendil sallanıyor.
Sadece insan
kendi içinden birini çıkarıp
toprağa veriyor.
Ben bugün seni değil,
sana dönecek tarafımı gömdüm.
Üstüne de
bir avuç suskunluk attım.
Sonra ellerimi yıkamadım.
Kalsın.
Belki insan
bazı şeylerin toprağını
ellerinden tamamen çıkaramıyor.
Toprakla insan özüne rücu ediyor
Ama yürüdüm.
İlk defa
arkama bakmadan.
Ve içimde
yıllardır açık duran o yer
kapanırken,
kimse duymadı.
B e n d u y d u m!
Bursa ·
Bu şiiri puanla
10,0 / 10 · 1 kişi puanladı