Dokuzuncu Küçük Zenci
M Mükerrem Suna Varol
0
Altın Yaprak
”Dokuz küçük zenci geç yattı
”Sabah biri uyanmadı. Kaldı sekiz.”
taze bıyıklarında mum alevi
selesinde yampiri kavuşmalar
iki tekerlekli bisikletiyle
sürmeye giderdi tozutlarını
serdim yatağını r a h l e s i n i n üstüne
iki dirhem bir çekirdek sapkın
ülfeti perişan ülfeti mağrur
ülfeti kavurur döşeklerini
yağmur dağıtırdı o adam
y o n g a l a r ı n üstüne
gece de mi geliyor
söyleyin gelsin
r u h ç a ğ ı l d a y a n
tutulmayası güneş temelli bezenir karla
zıpkınlarıyla yakalarlar güneşi
- o acaip adamlar -
yakalarlar
güneşi
ve sonra geceleri
saklanacak yer ararlar
yağmur dağıtırdı o adam
y o n g a l a r ı n üstüne
ateş mi çıkmayacak talaşlarımdan
can yakıcı bu yangın mı sönecek
bana yağmurun fazlası
fazlası gerek
asit uçlu divit kalemlerini sonra
çıkararak d e r i n hokkalarından
zeyrek aklıma basacak!
o akıllı adam!
aklım yanacak!
bilirdi ki bir yanım t o p r a k t a n geldi
g ö k l e r e dönecek öte yanım mavera
her kış ölüme benzer
ve her ölüm arıya
kendi içlerine doğru kokar
r u h ç i ç e k l e r i
geniş alınlı ak teyyareleri
abanarak kabusların üstüne
- k a r a b a s a n -
her kış ölüme benzer
ve her ölüm şaraba
kadehine doldurduğu içkinin
/ kendi elleriyle hür /
içine akıttım r ü y a ilaçlarını sessiz
sabahı göremedi
bir porselen adam
kaldı sekiz
ben öldürdüm
bu ikincisi
Ocak 2004, İstanbul
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş