Firuze

M Mustafa Özçelik Mustafa Özçelik
0 Altın Yaprak
Fırtınalardan geçerek gelmiştim kıyına Aklı başında bir yolcu gibi susuz bir kuyunun Sırları üzerinde masallarım vardı hafızamda Suyu özlüyor ve arınıp bütün suretlerden Kendi yüzüme ve sana dönüyordum Firuze Aynalara bakarak saçlarımı taramak Rüzgârın sırrını çiğnemekti çünkü biz Yamaçların serinliğinde büyüdük ilk kelimeleri Dallardan ağaçlardan öğrendik vadilerden Hayatımız bir tebessüm sunmaktı bütün yüzlere Sarayları geçtik biz yoksul evlerin kederine Gülümseyen yüzlerden mavi tebessümler ekledik Güzeldi gökyüzü bizim için kutsaldı toprak ve su Ateşin dilini çok küçükken öğrendik Yangınlardan geçip serin sular içtik anne yüzlerinde Bir kuş havalansa penceremizden başımız göklere değerdi Çıldırtan güzellikti ince yağmur taneleri Aşk bereketin diğer adıydı yüreğimizin dilinde Bir ırmak olurdu günler gözlerimiz hep mahzun Yaşamın ritmini böyle bildik biz aşk ve hüzün Ölüm ve hayat hep aynı sırrı fısıldardı bize Sen gittin... Ayrılıkların dilini bile bile ağlıyorum Akşam iniyor dağlara şimdi bir veda sesi bu şiir Öpüyorum bir bahar dalını bir çocuk yüzünü Çığlığım bana dönüyor bütün yamaçlardan sonra Yitik bir ezgiyi üflüyor kavalına çobanım Dağlara Ferhat diliyle bakıp türküsünü söylüyor.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.