Nen Bilgisi'nden

O Orhan Alkaya Orhan Alkaya
0 Altın Yaprak
ölü şairler geçiyordu uzun ırmağımdan seyrelen sesleriyle hepsi benden bir zerre ve ben onlardan yekûn bir şaşkınlık, işte nereden gelmişim, nereye? yalan bu yersiz sorularla kurcala beni ağzımın parçalanmış gönyesinden içeri bir söz daha sıkıştır bâtın olan kavuşulur ve unutulur bir sabah saati o usul ses imiş, sessizliğe dolan bunlara doğru haydi! itele kakala beni çünkü hep şairler geçiyor ırmağımızdan örtünürken bir şehir, tanede saklanıyor şer örtün evet, ey haile. örtün, evet ey şehr; örtün ve müebbet uyu, ey facire-i dehr! (1) 2. ölü şairler geçer gider ırmak uzunsa seyrelir sesleri, benden zerre eksilir kimbilir aşktım, bendim, onlardım işte dilimizin üzerinden çelik gıcırtısıyla kaydı bir kılıç melâl-i hasret ü gurbetle ufk-ı şâma baktıydık aşk mı idi, -ki aksi ne kâbil-, biz sever iken incindik kıskanmamayı edindik, bardaktan boşanıp terk ettik öldürerek yaşıyordu, biliyordu oysa bütün canlılar hilkaten ehildik, biz de bilirdik ve öldürmedik gündeki geceydi ey arab! merdiveninde yaşananlar gökkuşağının altında idik; kız yahut oğlan geçemeyenler için ağıt yaktık, dans ettik çoğumuz dipte, kimimiz ise üzerindeyiz melâli anlamayan nesle âşina değiliz (2)

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.