bir rüyanın, gerçeğe düşen tüm halleri yazılmıştı evet, işte, sadece bir rüyanın yansımasıydı yaşadığımız kalp atışlarımı hızlandıran bir davetle başlamıştı her şey…
aşk yatılı ve her halukarda acı, kapında kirpiklerim, gözlerim sellerle yarışta aşk yatılı; tılsımlı bir sestir içindeki şimdi, kurgusal bir sızıdır hücrelerimdeki…
Kalbim ellerinde Kalbim ellerinde büyük bir gürültüyle Çarparken, Adını sayıkladığım dudaklarım kekeme.…
sevdayla kapanmaz bir yaradır yalnızlık ölümle örtüşür, aşkla depreşir... ve ölüme yürür gibiydik,…
düşüncemle çarpıtılmış, beceriyle ellerimden alınmış sunak idamı istenen fikirlerimin katili hiçbir iz yok duvardaki saçaklarda, sarkan…
yaşamın ince uçlu kalemini değdir, gönlüm kırılsın yıkıl masal ustası! karşımda dikili gözlerini taşıyamam hep böyle…
Yorgunluğuma dokunuyor, tartışmak istemiyorum Ele güne karşı rezil durum, hüngür hüngür Ağlamak kabus kesiliyor koca çınar devrildi devrilecek…
fakat şimdi boyanıyor sözcüklerim aşkına. ve sen, işgal ediyorsun her şeyi, her şeyi işgal ediyorsun.…
Sen koksa bu yaprak Bu ellerini değdirdiğin Ellerinin iğrelti duruşu üzerinde toprak Üzerinden asırlar geçse de bitmeyecek,…
yükseklik korkusu olan gözlerime, uçurum vadeden sözlerinle yaklaştığından beridir yarısı gitmiş ömrümün diğer yarısını veriyorsun soğuk iklimlere…
ben çöl sanmıştım oysa küçük bir kum birikintisiymiş yalnızlık. ve sevda sanmıştım, serapmış.…