Özverili Lanet Salgını
R Rabia Bulut
0
Altın Yaprak
Yorgunluğuma dokunuyor, tartışmak istemiyorum
Ele güne karşı rezil durum, hüngür hüngür
Ağlamak kabus kesiliyor
koca çınar devrildi devrilecek
Ellerimi gözlerimde birleştirip
Hani tıngır mıngır uyuyor olacakken,
ninniler söylerken, üç elma tam düşecekken
Daha iyi asmalıydım kabuslarıma kederlerimi
Anlamıyorlar, hiç algılayamadım
Oyun budur, budur defalarca oyalandığımız
Demir parmaklıklardan sıçrıyan dallar
Yüzüme sıçrıyor, yakıyor, geriliyorum
Bir insandan defalarca boğulmak,
Denizde kaybolmaktan yeğmidir
Anlamadım, kimin korkusu üzerime en iyi yakışıyor
Aynada göremediğim bir ben var
Dersem inanma, inanma dersem, telefon çalıyor olsun
Çocuk ağlıyor olsun, yürüyelim kalbimiz büyüsün
Büyüyorsun verdiğim sularla, ben büyüyorum sevincim
Gülüyor ağlıyor hıçkırıyor ve kaç şekerli
Evet koyu olsun, biletlerimizde mısır patlağının izleri
Yağ sıvı, parmakların uzuyor dokundukça tenime
Serpilsin, bırak bahar kendi bildiği gibi gelsin üzerimize
Sesler deliyor bağırmadan yapamam, ikindi vakti
Çok karardı, her yandan uzanıyor boynuma doğru
Nefes kesen karanlık, benimsin demiyor
Bilincim köreliyor, müzik susuyor, her şey birbir
İçimden geçiyor
Tekrarlanıyorum
Uzanıyorum hep boşluk
Uzanıyor koca çınar gibi asırlardan gelen yorgunluk
Kadın eteklerimizi salıp ordan oraya
Karşıya geçiyoruz, trafiğe takılıyoruz, ışık yeşil
Hep yeşil, gözlerini bile geçememiştik oysa
Kadınlığımızı kullanıyoruz, trafik uslanıyor
Belimizden ipler sarkıyor,
Oynatılıyoruz, yüzlerce alkış sesi
Yapışkanlaşıyoruz, gözlerim akıyor bedenim yeşil
Algılayamıyorum, kimden geçti bu dürtü
Yere batıyorum, bataklık bana bürünüyor
Alkışlar duyulmuyor, hala aklımda adı,
Evet desem de oyun bitti
Yineleniyorum
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş