Gece-deniz-hüzün...

A Adnan Durmaz
0 Altın Yaprak
gece deniz bir de hüzün kuytu dalgınlığında bir çift gözün ekim dağlarında ateşler bir başka yanar yorgun yılkılar konuğu ömrümüzün dalında sararan yapraklar belki bekleyişlerdir yaşamak bekleyiş her şeyi sarar... her şey kabullenilmiştir ölüm kadar olağan önceden bilinircesine su-ateş-kül ve rüzgâr fırtınalar bile durağan o türküler ki bir başka söylenir dağ başlarında büyük yolculuklar arifesinde yarım bir şeyler kanar boşuna gidecektim biliyordun bir şeyler söyleseydin çiseleyen yağmurla bağlar kursaydın yüreğimize gitme kal deseydin bilmediğim yanlarınla gizemin aşikar olsaydı gece deniz bir de hüzün kanamasaydı kirpiklerinde suskunluğun olgunlaşan bir ağrı çatlattı kozasını en kör zamanda en azından dişlerini saplasaydın yüreğine belki yollar kavuşurdu bir zaman aramızda uçurum imkansızlıklar hicran noktasında ölmeseydik o anlar ki yeniden doğduğumuzda acı dölütünün ıslaklığı kaldı geriye şimdi ekim geldi ateşin kökleri var aşkın ve ışığın tohumları kurumuş yürek vadilerinden yorgun atlılar geçmekte gidişim sonradan infilak edecek biliyorum ağlayacaksın gecene dikenler batar bir zaman hüznünü bir yara gibi dağlayacaksın uykuya varır gibi sev bundan böyle belki mevsimler geçer de üstünden uyanamazsın...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.