yıldızlar bir bir düşüyor gözlerimden ezgisi yok türkülerde kalıyor yüreğim susmak sabaha ihanettir, ilkyaz dağlarda üşür mü hiç…
aşk, mevsimsiz yağmurlar gibi akıyor üstümden aykırı yalnızlıklarımın davetsiz konuğu, rüzgârsız gecelerimin bahar kokusu acılarım birikirken su damlalarında…
I sefaletimin yollarda sürünmesinin kıldan ince acılarla…
I sakalında zaman eğiren pir-i mugan tenha gecelerin ipini çözüyor hiç sebep yokken…
ben çok sevdim sana "seni seviyorum" demeyi sabaha uyandım masmavi bir güneşle…
ağır bir yenilgiydi güneşin batışı… şiire daha çok vardı, sana daha çok… memleketin bütün dağlarını aşarak eylül'den kaçıp sana geldim……
yağmur gecenin içine çisiltili hıçkırıklar bırakıyor… çok uzaklardan gelen bir ezgi karışıyor yağmura yakalanan son otobüsün homurtusuna… birkaç yarasa saçak altlarında ömürlerini…
kırmızı bir hikâyede nar tanelerinin işi vardır mutlaka kaçgöç zamanlarında ay ışığı da lazım gözlerine düşmüş mağrur yakamozlar da ancak filozof bir yağmur ıslatabilir düşleri…
- attila ilhan'ın anısına - hayata kayıt düştüm zil zurna bir zamanda işinde gücündeydi yağmur, ıslatıyordu şehri…
akdeniz : mavinin çılgın deryası… bir avuç katsan hüzne,…