İtibardan tasarruf olur

H Hikmet Metin Çavdar Hikmet Metin Çavdar
0 Altın Yaprak
Vali Refik Arslan Öztürk’ün ardından Bir valinin itibarı kaç siyah makam arabası eder, kaç koruma, kaç siren, kaç kırmızı halı? Bilmiyorum... Ama bir minibüsün içinde ayakta yolculuk eden bir adam gördüm, kimliğinde devlet yazıyordu; “Bilecik Valisi.” Devlet büyüdü o gün bir kimlik kartının içinde, makam küçülmedi; insan büyüdü. Polisler şaşırdı, “Sayın valim, sizi biz götürelim,” dediler. O ise bir valiye yakışan en büyük cümleyi söyledi: “Teşekkür ederim... Tatildeyken devletin aracına binmem.” İşte bazı insanlar makam koltuğuna oturmaz, makam onların omuzlarında yürür. Sabahları Bilecik’te, Erzincan’da, Manisa’da makamına yürüyerek giden bir vali düşünün... Ankara’ya valiler toplantısına kendi biletini alıp otobüsle giden... Devletin kapısını kendi cebinin anahtarıyla açan, milletin parasına kendi parasıymış gibi titreyen bir adam... Şimdi soruyorum “İtibardan tasarruf olmaz” diyenlere: İtibar nedir? Bir makam aracının camı mı, yoksa o camın arkasına saklanmadan halkın arasına karışmak mı? İtibar; uçakların en ön koltuğu mu, yoksa otobüste yanındaki yolcuyla aynı havayı solumak mı? İtibar; saray gibi odalar mı, yoksa sabahın serinliğinde makamına yürüyen bir valinin ayak sesleri mi? Refik Arslan Öztürk... Sen şimdi yoksun. Ama bazı insanlar ölmez; arkalarında bıraktıkları bir davranış biçimi sessizce yaşamaya devam eder. Bir minibüsün koltuğunda, bir otobüs biletinde, yürüyen bir çift ayakta, devletin parasına uzanmayan bir elde kalır insan. Ve ben bugün senin hikâyeni yazarken bir valiyi değil, devletin vicdanını anlatıyorum. Çünkü makamlar eskir, koltuklar değişir, arabalar yenilenir, plakalar sökülür... Ama insanın kendisine biçtiği değer ölmez. Sen bize şunu bıraktın: Devlet büyüklüğü makamın yüksekliği değildir. İnsanın kendini milletin üstünde görmemesidir. Şimdi bir minibüs geçiyor İzmir’den Çeşme’ye doğru... Belki kimse bilmiyor içindeki yolcunun kim olduğunu. Belki kimse o günün valisini tanımıyor. Ama gökyüzü biliyor. Yol biliyor. Minibüsün tekerleri biliyor. Ve yıllar sonra bir şairin kalemi biliyor: İtibar, devletin arabasına binmek değil; devletin emanetine binlerce insanın hakkı gibi dokunmadan yürüyebilmektir. Sen yürüdün... Şimdi biz senin ardından biraz daha mahcup, biraz daha suskun, biraz daha insan bakıyoruz dünyaya. Mekânın ışık olsun Refik Arslan Öztürk. Senin makamın artık gökyüzünün ötesinde. Ama eminim, orada da bir makam arabası istemeyecek, kendi adınla kesilmiş bir bilet alacak ve sessizce yürüyeceksin... Çünkü bazı insanlar öldükten sonra bile itibardan değil, israftan tasarruf eder.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

10,0 / 10 · 1 kişi puanladı

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.