Zaman(sız)lık
M Meltem Büşra
0
Altın Yaprak
Zamansız bir dokunulmazlığın girdabında
Kanayan kelimelerimin celladısın yâr !...
İntiharlar hâkimdir yitik duygularıma
Sebepsiz çığlıkların apansız yükselişlerinde.
Nefessizlik hücum eder ey can
Suskun kalmaya adanmış mazlum yüreğime..
Âmâ olup ta karabasanlarda fer fer açılan gözlerim
Vakitsiz kaçışlarının ardında boğulur yaşlara.
Çileyi sevda diye katıp ta kırık kalbime
Aşk'ın yoklukla varlık arasında kalışıyım.
Harcanan sözlerimin nafile tükenişleri
Kurulan cümlelerimin devrik duruşuna sebep !..
Ey yâr!
Ya Habîb!
Deli deli esme yüreğimin yamaçlarına
Divane dolaş ta, âvâre olduğuma şad olayım
Sür beni hasret ülkesinin Mecnun çölüne
Susuz kalmaya alışkınım zaten izbeliğinde..
Kızgın güneş altında defalarca alazlanmak misali
Yana yana dolanıyor ve tutunuyorum ışığıma.
Biliyorum; seni terkeden kalbim beni de terkeder mutlak
Bağlanmaya mecalim ve umudum yok lâkin...
Üstâdı oldum ey; sevgiliden gam yemenin !
Talebelerim bir kaç mısradır yolunu kaybeden...
Yolunu bulmuş ta değilim ya ben; hoş!
Vurdum kimi öksüz duyguyu senin sırtına
Ağırlığını taşı da, taşı sonra kendi kalbini.
...
Zamanı terketsem, sensizlik bir zamansızlık esasen
Yine esirinim o hâlde yâr, sensizlikte senin.
Bu çırpınış, bu vaveylâlar niye ulaşmıyor sana ?
Lâlliğim sadece sana mı yoksa ?
Ahh ahşaena!!!
Anladım ki içinde, ben kendi içimdeyim...
Şehlâ duygularla kendimi avutuyorum anca
Bu kadar söz söylemenin anlamı ne ?
Kurduğun cümleyi çıkar da karşıma
Yapabildiğim tek şey; hiçliğime sunduğum bir tümce
Olabilsin madem manidar...
Zincirlere vurulmuş gibiyim dehlizinde
Hadi özgür bırak ta beni, ben beni bulayım bundan böyle
Yoksa, yoksa ahşaena; kayboldum loşluğunda
Benim bile olmadığım hücrelerde (?)
Bırak bu zaman, bu zamansız ve bu zamansızlık
Burada zamanlansın
Sen hapsol kendi karanlığına
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş