Tren
M Mükerrem Suna Varol
0
Altın Yaprak
dağınık telaşlarını toplarken ozan
küçültülmüş bir parkın kafeslerinde
bir çocuğu çimdikledim
bir oğlan çocuğunu
etrafından gürültülerle geçtim
hepsini duydu
ve hepsini ilham sanıyordu
bir tren
usulca yola çıkıyor
her seferde üç dilek
yerine getiren
sokak lambaları
cin…
ve bir oğlan
delik ceplerinde
ne yapsa üç etmeyen
dilekleriyle
lambaları sayıyor
usulca uzaklaşıyor tren
usulca yaklaşıyor
o t r e n l e r k i
d a ğ g i b i o z a n l a r d ı r y ü k l e r i
g i d e r e k a ğ ı r l a ş ı y o r
deniz yüklü
dağ yüklü trenlerin
kuduruyor yalpaları
karşımda çırılçıplak
bir oğlan oturuyor
ah o çitlembik oğlan kuru
külrengi çivit ve bakir
elleri dizlerinin üzerindedir
elleri bana ait
sevgili dünya akşam oluyor
oğlanın gözleri doluyor durduk yerde
hani nerede sevgilileri
o hani hiç yitmeyen
usulca uzaklaşıyor tren
usulca yaklaşıyor
o t r e n l e r k i
b e l l i d e ğ i l n e y ö n e g i t t i k l e r i
g i d e r e k h ı z l a n ı y o r
ve her şehir
iki yönden akan seller gibidir
ıslak ve ince bir hatıradır ve şiir
rayları gıcırdatıyor
her istasyon bir türlü…
... bir türlü sihir her istasyon
aşkı hatırlatıyor
yok mu
o sağanak yok mu serinde!
sıkı sıkı tutuyor oğlan
aşkını ellerinde
neden küle dönüyor rengin
yok mu çitlembik oğlan
yok mu
hani neredeler çok sevmelerin
ve ne çok sevenler
sokak lambaları uzak
kocaman adamların ıslıklarını
dudaklarından çalıyor
sokak lambaları cin…
pencerelerde ışıklar serin
sevgili dünya hiç durmadan dönüyor
usulca sönüyor ışıkları perdelerin
ve her bir perdelerin gölgeleri…
… ve
usulca uzaklaşıyor tren
usulca yaklaşıyor
o t r e n l e r k i
n e g i t t i k l e r i b e l l i k a l d ı k l a r ı n e
g i d e r e k k a r a r ı y o r
bir mavi bir mor elbise üzerinde
sanki sarı gibi duruyor
benzi
küle çalıyor
bu gökçe karanlık
saçları yok
- kocaman adamların
adına ayrılık denen
elleri olmalıdır -
ellerinde sıkı sıkı tutuyor oğlan
ellerinde aşkını sıkı…
ah o çığırtkan çocuk
neşeli oğlan
kıpkırmızı bir tuvale
dokunup ellerinle
yarattığın o renklere
ben paha biçtim
ah bu mavi
yok yok
bu mor
bu mor!
ve karanlık atlar
deli gibi koşuyor
düzmece çayırlarda
bu gece
bu mor…
usulca uzaklaşıyor tren
usulca yaklaşıyor
o t r e n l e r k i
s e ğ i r m e k t e g ö z l e r i
a l ı p d i z l e r i n d e n k a n a m ı ş o ğ l a n l a r ı
y a r a c ı l p a n s u m a n l a r a
k a ç ı r ı y o r
g i d e r e k
yüksek ateşleriyle
neredeyse kızamık dökecek
yüzünden
örtün üstünü örtün
şimdi üşüyecek
zaten titriyor
gülüyor yataklı vagonlar
sıcak yataklar soğuk
bir de üşümüş yüzleri var
sesleri boğuk
gülüyor yataklı
kızgın vagonlar
koşmasandı be çocuk
üşümesendi
ninniden ne anlar bu vagonlar
soğuk
seni ben anlarım çitlembik oğlan
ne kolay anlamak seni
anlamak ne zor
devriliyor dizlerin yamaçlarından
sesini n e ç o k k e d i l e r tırmalıyor
ve soğuk…
ah o kudurası kan
kudursan ya işte
varsan ya şu oğlanın
ince kovuklarına
çıldırsan ya şahdamar!
aksan ya tersi tersine
dizlerine!
dizlerine doğru oğlanın…
oğlanın ne çok dizleri kanıyor
ve ne çok sımsıkı elleri
ellerini orman sanıyor yanan
yanan ufalanan dizleridir
ne çok dizleri kanıyor
usulca uzaklaşıyor tren
usulca yaklaşıyor
ve ben senin annenim
ve ben senin sevgilin
ve belki de karındır senin
evinde çay demliyor
soğuk çay bardakları çıtırdıyor
ve bir doktorun kapısını vuruyor
hastaları tek tek
sen neredesin be çocuk
neredesin
kan tükürerek
dizlerinden
ki doğuyor sevgili gün
güneşlerin içinden…
ateşlerin üşüdü mü
döküntülerin düştü mü
yüzlerinden
nereden uzaklaşıyor bu tren
nereye yaklaşıyor
hangi masal canavarı kanıyor
dizlerinden
yüreğine kan diye şiir çeken
bu şehirlerin
bu rüzgarda
cayır cayır yandıkları
doğrudur ozan
ve kurudur heves
ve eğridir sokak lambaları cin…
ama aşkın gitmek için
bir neden olduğu
koskoca bir yalandır
yakınında durduğun
ve yalandır senin
ellerinde volkanlar yanan
koskoca bir adam olduğun
bekle k a y ı p ş e h i r
göreceksin
nasıl kaybolduğunu
içinin ılımış heveslerinde
göreceksin
küllerinden yeniden doğduğunu
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş