Karanlık Odalar Şimdi
N Necmettin Davulcu
0
Altın Yaprak
sürgünlere bölündü
ömrümün beşte üçü de
sarı sıcak ayazlara katlandım da
yokluğun kadar
koymadı bana hiç bir şey
ne seksen eylülünün
yıldız kokulu geceleri düşerken soframa
kapısız
penceresiz duvarlarda
soğan ekmek tadında
ne ihanet konulu arkadaş sohbetlerinin
baş aktörüyken yalnızlığım
kalleş yumrukların eşliğinde
vurmadı yüreğimi gidişin kadar
karanlık şimdi odalar sen gideli
sen gideli yakamadım ışıkları
sensizlik kokmasın odalar diye
gittin
kaç zaman oldu
ben sokağa çıkmadım henüz
pencerelerde
şehrin uyumalarını izledim
son demde
sözcükler susmuş
gece uyumakta
dağ başı sessizliği dökülmekte
sokaklara
sokak lambalarından
ölmek değil bu gitmeler biliyorum
yaşanmayanın ertelenişi sadece
bir sonraki zamana
bilirim gelecektir giden bir gün
elele yaşanacaktır yaşamın kıyısında
kanatılacaktır ayrı düşülen gün
en koyusundan sevişmelerde
gittin
kaç zaman oldu bak daha
hoyrat sevişmelere dönüyor hasretin
zincirler vuruluyor bedenime
gece düşünce gözlere
bir adın kalıyor geriye
çığlıklanan
yetmiyor yoldaşlığı ellerimin
susuzluğum savruluyor kor ateşlerimde
bak hala eksilmedi düşlerim
yüreğim üşüse de
büyütürüm
hüzünlere inat taze şafakları
gittin ama
dönmedi yüreğim ihanetlere
gece üşüyor yine
ay vuruyor odama
karanlık odalar şimdi
sabahı bekler umutlarım
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş