Esmer
N Nur Efsun Arıkan
0
Altın Yaprak
kızıyorsun...
susmalarıma
yüreğimin sesini duymazken ; dilden medet umuyorsun
kırk alfabeyi kırıp döksem de avuçlarına
imansız gönlüne ne fayda
gözlerinden ziyâde gönlün âzâde görse !
şimdi payımıza pay edilen gitmekse
ardında kalan kelimelere
vaktidir; lâl kilit
grisinde kaybolduğum bir ömrün
ne karasındayım ne akında
hangi gökkuşağından çalsam
tuvalimde hep eksik renklerim
sureti çizmenin bilirim yoktur bir hükmü
zerre güzelliğin her zerrende biterken
yok olan suretin değil
var olacak ruhun resmindeyim
pişekar bir gülüşün ardından
izliyorken hayatı
görüyorum
beni benden sıyırmak kolay değil
ki ;
en çok kurtulmak isterken kendimden
dolanıyorum işte yokluğun saçlarına
avuç avuç ...
bakma sen
ansızın gelip giden aklıma
tel tel dağılıyorum
yokluğunla sevişmekse aşkın adı
üzerime dökülen hüzün tozu
bilsen nasıl yakışır tenime
varlığının bedeli ağu ise eğer
gözlerinden içtiğim efsun bir esmer tadı
dilime değen
/ şimdi kırk türlü yemin etsem ne fark eder
hangi doğruluk yemini peşinden sürükler /
ne yaparsam yapayım geçemiyorum ...
gel sen
çek git benden
bir düştün düştüğünde gözlerimden
dokunmadım ...
almadım
- dağıldığın yerden -
güneş kuyuya düşse ne olur…en çok kuyu muradını bulur
içimdeki deliler konuşuyor
bir gözün yokken hayrı diğerine
Fatiha' ya durmuş dilim
yüzüm yokken duaya
hangi haramı sürsem ellerime helale döner sanıyorsun
sen ki ; ait olduğun bir yüreği
terk ediyorsun
bak rengi değişti şiirin
meylederken hakikî aşka
mecâzî bir aşkın ; gölgesi düştü üstüme
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş