Dudakları m/imli kadın...
R Râzı ( Ö.Saraç)
0
Altın Yaprak
/…konuşmak yasak olsa Lelia
kimse veda edemese birbirine !…/
Sen şiirlerin namlularını üzerime çevirmeden önce
renklerden yeşildin.
Cemreler baharı terennüm ederken
yaprakların teninde gezerdin…
Sen harflerin arasına fitne sokmadan önce
renklerden maviydin.
Dalgaların dudaklarına sürüp kendini
yakamozların koynunda zikir çekerdin…
Sen terki diyar hikayelerinin rahmine düşmeden önce
renklerden kırmızıydın.
Günbatımlarının üvey kızı,
damar içlerimde alınyazısıydın…
Sen ismini ellerin dilinde unutmadan önce
renklerden sarıydın.
Gamzelerimde uyanan gün,
Vedûd olanın nazenin şarkısıydın…
Sen ruhumu azraile ihbar etmeden önce
renklerden beyazdın.
Rab ile aramda perde i nur,
melek gibi kir tutmazdın…
…giderken…asıl rengini hiç söyleme…
eskisi gibi sükun koy diline…
/ Vakit geldi mi ? /
Nereye gideceğimi bilmediğim yol ayrımlarında bırak beni,
alfabetik sürgünlerde
her harfin sonunda bir idam mangası vardır hani.
Satır dışına taşmadan
fena makamından kurşunlar seçeyim.
Kaç sela verilirse verilsin
ardına bakma.
Şah damarıma koyup mekansız hal/ler/imi
fasit bir geceye daha düğümlerim kendimi.
Sen ellerini sür yavan sevişmelere.
Göğüslerine, faili meçhul cinayetlerle kirletilmiş
el izleri topla.
Dudaklarında ismimi kundaklayan ruj rengin,
mahremine
gölgesi meçhul adamlar çizerken.
Adımlarını kestiğin caddelerin koynundan
teninin kokusunu da topla.
Kalmasın tek bir izin
ki gün sonlarında yırtılmasın gözlerim…
/ Acelen ne ? /
Kenar bir mahallenin ucu kırık saçlarında bırak beni,
yosmaların ter kokan teninde
veresiye sevişmelere yanaşmazlar hani.
Şikayeti adet edinmiş kasık kenarlarında
bileklerim talan edilsin.
Kirpiklerinden tek bir tel
kanayan yerlerimi sarmaya yeter.
…Eylül öpünce geçmez yaralarım bilirsin.
O bir seni emzirmeyi sever
bir de harflerine sürdüğün ellerin yüzünden
kırgın bakan cümleleri…
Mizanda yüzüme bakılmasa da
alnıma sür günahlarını.
Yağmalarken şivesi bozuk vâveylâlar beynimi
ardına bakma.
Ben uzun bir paragraf sayıp varlığını
-ki bir şekilde gelir hep paragraf sonları-
hançerin küflü ucunda teskin ederim cellatları…
/ Giderken…/
Güneşin tevazusuna aldanma !
Büyü yapar yıldızları bağlar da birbirine.
Hayallerin eceli bulur buselerinde
sonra saçlarından sürükleyip getirdiğin uçurumları
kim tevkif eder gamzelerinde ?...
/ Son sözler…/
Sevgili !
Derd i aşk toprak kokar
avuç içlerin gibi,
o toprak ki pâyimâl yüzüyle
gayr ı kabil dualar eder
gözbebeklerinden alırken kader rengini…
Sevgili !
Nasıl dayanırım nefes almaya
göçe zorladığın Ankalar pencereme konarken
ve emir almış Ebabiller ismini üzerime atarken ?
Neyle avuturum kendimi
kelimeler mühürlü dudağındayken
ve güneşe her döndüğümde
ardıma düşerken gölgen ?
Sevgili !
Kimlerin dergahının tozlu yollarında öğrendin sen
aşka kefen biçmeyi ?...
/…gitmek yasak olsa Lelia
kalsan ve uyusan kollarımda !.../
Denizli ·
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş