Ağlama Anne

S Serdar Keskin
0 Altın Yaprak
Ağlama artık tozlu sayfalara gül biraz diyordum anneme saçlarımı çocukluğumla tokalarken yağmur yağmıyordu ellerine o zamanlar saçlarım kurak bir yaz sıcağıyla kavruluyordu dokunuşunda ağustos sevdası günün ışığından daha çok yüreğime inen yüreciğimde hala annemin kınası babam aklıma düşünce karanlığı kucaklardım üşüdüğümü yalnız kırlangıçlar anlardı göç etmezdi o vakitler sıcak iklimlere kanatlarının uykusunda rüyalarım susardı ışıksızlığımı yok edemedi hiçbir mektup sayfası her gülüşünde toprak kokardı annem bereketsiz tebessümlerden arınmıştı yanağı gamzelerinde filizlenen ömrümüz olacak sanıyordum gül biraz diyordum yeşerecek günlerimin hatırına yutkunuyordu gençliği umutsuzluğun sokağında şakağında artık gül açmayacak biliyordu dilsiz bir coğrafya gibi susuyordu karşımda ah annem dillerinde hasret türküsü tüketenim eşarbının beyazına benzemedi yazgımız kırlangıçlar sürgün oldu ayrılıklarımıza bak şimdi saçlarımda bir çocuğun kanayan yarası her telinde zamansız biten oyunların karası ağlama anne gül biraz yine de bitsin yüzümüzde ki göçebe sessizliği tükensin yaşamın merhametsizliği gülemedi annem bitmedi yaslı duası ağlayamazdı toprak olan biliyordu tüketecekti babamı büyüyen ağrısı kalacaktı avucumuzda geçen yılların yaslı hatırası gül biraz diyordum anneme sus diyordu hayat ikimize...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.