Ağlama artık tozlu sayfalara gül biraz diyordum anneme saçlarımı çocukluğumla tokalarken yağmur yağmıyordu ellerine o zamanlar…
Yüzünde tebessümü olmayan sevimsiz bir aşktım çokça sevmiş külrengi hasretler kadar kırılgan yamalı yüreğimde ıslıkla karışık ezik şarkılar arabesk kokulu günler hücremin ışığına g…
Sesim eflatun bir sus olur rüzgâr ilinde sigaram ciğerlerime bayram telaşı hırkasını almayı unutmuş çocuk yıldız üşür demediler bana bu mevsimde aşk ölür…
Mevsimler kuşanıyor cümlelerim sözcüklerin ikliminde geçmişim cemre düşüyor önce omzuma sonrası yağmur karartısı avucumda…
Sonbaharda unuttum adını tüm hasretlerimin tekerlemeler ince bir yağmur oldu dilimde... "portakalı soydum , başucuma koydum , ben bir yalan uydurdum..."…
ömrümün ak yazısına babama;…
Geceyi üstüme örtün ve deniz kabuklarından yapılan bir şehre gömün dilimde perçemsiz duaların dansı…
Sevdalı açan çiçeklere and olsun ki yüzün kurtuluşudur acı hatıralar biriktiren ellerimin öfkemin harmanında kaybolur sonbaharın gülüşü…
Yalnızlık... ruhumun kelamsız ehramı sırtında o ağır bakışların kırbacı... dilimin paslandığı soğuk aralık günlerinde…
Diyelim ki ; sapanlar serçe doğuruyor kuşluk vakti , öyle adıyla özdeş uçurtmayı vurmamışlar Barış mahpus damında büyümemiş…