Külyıldız..
S Sevinç Uslu
0
Altın Yaprak
sana
göğsünü yırttığım
suslarımın avazını yolluyorum
kınsız kılıfsız kelimelerimle
kokusu hercaim
bandır soluğunu
nöbet nöbet
gölgesinde hasret biriktiğim hislerime
’bas bağrına beni’lerimle
gözüm gönlüm özlemek ıslağı
altüst olmuş aslım astarım
kondu türlü takvimler
saymadım ruhuma istiflenen acıyı
geçtim adım gitti seninle
baharı zülfüne asan seher-i saadetim
yaşın dediler
yaşın saçlarına düşen aklar kadar mı
usanmadım hep söyledim
Yasin ya sin
bütün ümitlerimi yaralayacaklarını bildiğim halde
kör olası alaycılara kusur buluculara
pusuculara ve sevdayı kafesleyenlere
sövdüm
sinmedim direndim
yani
ağrım ağrım bağrımla katettim hayatı
her çağım sendin çünkü
adımım doğrum inancım
her cevabım kaç gün kaç gece
*bir yer ki sevenden sevilenlerden eser yok!*
ki ille de ince hesaplarla
gök durağın unutulduğu şu mahşerde
velhasılı
silme merhametsizlerin yarışında
ve çıplak günahlarına
süslü esvap dikenlerin uğultusunda
yalan yanlış ezber dizgilemedim
**yasaklandıkça okumuştum kutsal kitapları**
gel gör
bu boğgun kargaşa avlusunda
ezayla sınanırken canım
bilesin yalnız sana sebep
bilekleri ayrılığının imzasıyla kesilmiş
sen kaybından ölü bulundu adım
rüzgâr vuruyor saniyeler
saatler yağmur kıskıvrak güz panayırı
dilsiz Ay yalnızlığını titriyor dudaklarım
sana
hüznün ustası
uykusuz alnımın ihtiyarlığını yolluyorum
yaşmak yaşmak türkülerimle memleket kınalı
insan çiçeğim
sar
dolan gurbet büküğü boynumun ç/ağrısına
öp bir umut
kokla
güneş açar belki de
solgun yüzümde sugülü gamzelerim
ki nicedir nice
kalbimden avuçlarına harf döken kalemin derûnundayım
sokul bak
oku
’aldığımız nefes ayrı gitmesin’lerimle
hüzzam ciltli defterim
söyle
de hele diyar diyar
boynuma ıssızlığının sabır taşlarını asan yâr
soğanı kırıp ekmeği bölüşmeyene
sinem denir mi sevda sofrasında
ya da
külyıldız olmadan ömür vardiyasında
vuslat aşkına vezin vezin
ahh! sevgili
yandı ciğerim
deli yeşil gözlerime gam indi
halımdır bu için için ağlayışlarımdır içimi
sesim yok
adım yok bundan öte
kalmadı
bin yıllık yorgun dizlerimin mecali
sana
mataramdaki tekbir yudumluk suyumla
çıkınımdaki son azığımı yolluyorum
ister çık gel
göster dünya gözüyle mah cemalini
ister bile öylece ortada
sapla yeniden
fakir urbalı sırtıma uzaklarının hançerini
öleyim
öleyim bırak lâkin
sana oruç çetelesi yüreğim
ve’seni seviyorum’larımla
şiir gibi bir şiirin
aşka nay olan kirpiklerine gömsünler beni
.
.
.
/ hare.. Temmuzonyedİstanbul’suz../
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş