Mecaz-ı elem...
S Sevinç Uslu
0
Altın Yaprak
dursaydık öylece
geçip gitseydi yanı başımızdan
en verimli tarlamızı ortadan ikiye bölen
ayrılığın işgal ve saltanatı
çökmeseydi yüreğimize
ah! bu ay tanımaz akşamlarda
bizi anlamın dışına yuvarlayan
soğuğun biçimlediği buz gibi sancı
yaşanmışlığımızdan yol alırken bilinmezliğe
yıkılmazdık be bahar gözümün nuru
dağılmazdık bu denli kolay
yetiştirmeseydin güllük rasathanemizde
son yaprağında sevmediğini söyleyen papatyaları
e s i r i n i m d e sözsüz dokunmaların
şimdi dişi kuytularımda üreyen erk acı
önceleri güneşin sıvayıp yağmurun ağladığı tenimi
kaplıyor yok vakitlerinin kış çarşafı
utancıdır gülün vakitsiz gül ölümü
buruk kahve kokusu ağırlarken hatıraları
nasıl acıtmasın sevdama düşen hazan
sen aşka sererken dengi dengine olmayan yatakları
yittik işte
estin savrulduk
başarsan da
kirpiklerinin gün doğumundan yoksun bırakmayı
unutmadı aynı yastığı üleşen başım
tükendi sandığın sözcüklerim hep sana çıktı
sen yaramı kese kese
küs kitaplarına yazdın da adımı
ben gül lekeli yüreğimde derince
e
n
d
e
r
i
n
i
m
e
k
a
z
ı
d
ı
m
s
e
v
d
a
n
ı
.
.
.
( hare / İstanbul –2007 )
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş