Sert geçecek bu yıl da bildiğim
S Sevinç Uslu
0
Altın Yaprak
sert geçecek bu yıl da bildiğim
eskilerden meşrepsiz geni
ve yok etme içgüdüsüyle
savuracak içten dıştan
kurşun kıyamet o
türü müphem talan
azacak sağalmaz vahdet
nefessiz bırakıp leyli nehar
sıvası çatlak çeperinde
bitkinlik hücrelerimizin
hava boz, malum mahi
hayatımız çalınacak tekrar
aç acından mecalsiz
hiçi hiçine sil baştan
öleceğiz kendimizi kesin
incir çekirdeği sebeplerden
milyon yaşında yeni doğan
perrü balı güneş çocukların
düşürülecek toprağa mahur özneleri
zehrimar içinde yeniden
yüzüm gülmüyor
üşümüşüm alnımı devirce
derinleşen çizgi deltasında sızının
oyy! beni ben yapan
kokusu cennet
fazlı yezdan azizem
hal böyle muamma
harfiyen an ayıp devran
zaman yoz, arsız harami
ezber ilenç, kırgın eyvanlar
gün mutsuz, bağban küs
duvaklı dul ikliminde
dert gazeli yosun göz saksılar
kudurmuş yalandan, yalan insan
sıkılmışım çok ağır çekim
berbat gece saçım
başımda öfke sıtması
anlayacağın tahammülüm firar
hükümsüz yarın, umutsuz vaka
doğmamış çocuk kadar ihtiyarım meşimemde
yerkürenin kara senaryoları hınca hınç
zillete fason utanç resimleri yüzünden
izleme!
yüreciğin titremesin
elin ayağın buz gibi zaten
ortalık gıll giş, soğuk
arsızlaşacak daha
ah be tözü can özüm!
örteyim sesimi yazdan kalma
duyma yalım ayazı
bükülmesin morca dudağın
masallar üşümesin
beni tasalanma!
alışık tenim ruhuma sokak kedisi
esir ezgili dilimin saçağında
kaçıncı k a n n a k ı ş ı geberesiyenin
ağzımda dizbağımın çözülmüş zelzelesi
Ab-ı Kevser kesik, ar mundar
kurudu cennet ağaçları teker teker
düşler gayrı en uzak ihtimaller
oyun alabildiğine artık
kumpas ve yolsuzluk
toprak ağlıyor, hayat kabus
s u s k u n a r k o z u y a n d ı ğ ı m lanet beşer
ve sen annem
bunca nasıl da nasıl
öyle güzelsin öyle
yeşil içinde beyaz alabildiğine
hep mi direnmektin derince
kavganı içine ata akıta
sen olamadığım kadar ben
anlayamadığım şu dünyada!
söyle ninnilerinden
ıslıkla biz kulağıma son kez
sonsuzluğa götürürken ak gövdeni
ki, onlar en sıcağımdır
yetimliğimin en şiir dili
dualar anacığım
dualarla kapatırken yorgun gözlerini
bağışla ellerimin eriyen kemiklerinde
sensizliğimin kusurlu halini
kıyamam,
bakma,
görme ne olursun!
yağmasın üstüne
kul yapımı cehennemin kiri
incinmesin sine kuşun huzur uykunda
ahh! annem özümün eşsiz yeşili
öyle güzelsin öyle
sen ki, nur beyaz
beyazlar içinde şimdi
...
( hare / ağır çekim b/ölünmeler / 2005- İstanbul )
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş