Gölgenle Dans

İ İsa İnan
0 Altın Yaprak
yarınlara kurulan bir intiharın tuzağıydı gözlerin sesinin içinde alevleri susamış bir aşkın kırıntılarında boğulur gece güne bakanlar uyanır uykudan günün rahmine düşer umut ayışığıyla avunur akşam bir tohum çatlar avuçlarının sıcaklığından önce teninin ıslaklığı çekilir tenimden sonra uzaklaşır yokluğun acı yatağını değiştirir ellerinin üşüdüğü yerde kurulur cehennem ne olursa olsun ben senden gidemem dilimi nereye döndürsem küfür başımı nereye çevirsem gurbet döl tutmuyor deniz ölüleri çoğaltmaktan başka ne işe yarar bulutlar ağaçlar köküne küsmüş damarlar taşımıyor kanı önce ben bozdum sicilini kimliğimin sen yüreğimin ana vatanı kırık bir dalın ırzına geçiyor kuş rengini solduruyor yaprak rüzgarı önüne katmış tozunu kovalıyor toprak yarından önceki günde sevdim seni mayısta sallanan bir gün bitimi ölüyordum sensizlikten bağışla beni sustum sayfalar dolusu dikenler battı gözlerime yüreğin yurdum bedenin tabutum ben sana doğmuşum karanlığa kafa tutuyor aşk kaç ölüm kaçırdı beni gözlerinden ellerim sana uzanan köhne bir liman gölgenle dans ediyordum sevişmeyi önce düşlerde doyurmalı insan teninden başka hiçbir şey sindiremedi yalnızlığımı her aşk için bir kurban mı gerek artık bu beden gönül kırıklarıyla daha fazla yaşayamaz yüreğime bir ip bağladım bıraktım denize yüreğin yurdum bedenin tabutum ben sen olmuşum kime ne şimdi bir gül bas vurulduğum yere sus gövdemde sus sadece aşkın senfonisini dinle üç mayıs iki bin on / seninle biz aynı gölgeye sığındık bir akşam üstü ...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.