Bir Anne Doldurdum Ömrüme

N Nevzat Konşer
0 Altın Yaprak
Sende Eylül'ün gözlerini bıraktım Anne Ekim aşüfte yüzüyle pusudaydı aramızda ve Kasım sabahı eğildi kirpiklerimin gücü Eski bir hatıra birkaç dingin inilti sararmış ezik yastık kır saçlarından bir tutam yanağımda unuttuğun dudak izi hatırımda unutulmamış her şey… Peki ruhun neredeydi Anne? Sende bereketini gördüm en şefkatli ellerin sarnıçlardan dökülen pastoral bakışlarımda lirik özlemlerin bile öldüğünü gördüm benliğime işlediğin incecik nakışlarında Büyüyordum ya kalp atışlarında ömrün oldukça söylediğin gibi Çocukluğunu terk eden büyümüşlüğüm ve adamlığım ağlamayı suç sayan bir güçsüzlüğün esaretinde kalakaldı İçimde acının sonsuza açılan kapısı kilidini zamanın yuttuğu diptik yokluk dibimde kara delikler bıraktı Çocuk gibi ağladım analığının yüzü suyu hürmetine Bir Anne doldurdum ömrüme Endam dolusu yolculuk ve beyaz gelinliğinde ümit kaşlarının arasında nur bahçeleri güllerini elimizle okşadığımız gülistan Üç kardeşin en küçüğü kendini hüzne sattığı an diyordu ki gitme anne gitme öpüyordu ak alnından ve ilhamın en anlamlı tümcesi kopuyordu aklından: Ben seni Allah' a gelin ettim Anne… Önce kelebekler ağlıyordu erken ölüme sonra biz… ve çığlık çığlığa serçelerin gözkapakları kapanırken solosu başlıyordu kırlangıçların kimse inanmıyordu öldüğüne Sen giderken gülümsüyordun Anne

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.