Fasl-ı Hazân...

N Nur Efsun Arıkan
0 Altın Yaprak
gayyâ kuyusu ateşine atmalıyım ki bu bedeni cismimden eser kalmaya ruhum dahi ateşin harında yana ola ki çamurundan arına taşımaktan usandığım bu yük ağır topraktan gelmek miydi suçumuz nedir bu yüze sürülen çamurun sebebi mâhiyyeti arın / arındır şimdi… hangi rüzgâr savurur yüzündeki kiri hangi nehir kabul eder de yur kara melâmeti ve dahi, hangi ateşe atmalı ki bu bedeni yürekler acısı haksızlığın utancından kurtula inci kutusu o ağızdan dökülen dil-keş sözlerin yerini yüreğe nüzûl indiren kelamlar mı almalıydı Yusuf ' un âkıbeti mi olmalıydı bu zindanlara düşen yüreğin hakkı ve daha ne kadar sürecek kendine mahkûm bu hücre hapsi şimdi yüzüm hafî ... hâk-i mezâr sürülmeden bu yüze vicdanında arındır ruhumu dil-i pâk eyle beklemekteyim… hakir gördüğün bu bedeni ölüm uykusuna yatırdım hâli hazır şimdi bir kaçış değil bu kendini bulma gayreti bir fasl-ı bahar değil bu bir fasl-ı hazân menzilinden gidiş değil... menziline yöneliş bu

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.