V e r d a
N Nur Efsun Arıkan
0
Altın Yaprak
nadasa bırakılan nasırlı yüreğin âh-ı figanı
-memnu bir alın yazısı çizilmişse
derin bir kesik kanar yüreğin en derininden -
daha kaç bahardan seslenir, kaç zemheri ayazında donar nefesim
ılık yağmurların tesiri gideli epey oldu
fâsid bir rüzgâr fitnesi uğuldar şimdilerde
ney’den yoksun mırıltısını üfler yüzüme
hasret gazel gazel düşerken fezanın eteklerinden
safran hüznü dökülür düşlerimden
zifiri busesini bırakır toprağıma
oysa kaç ney sesinde vurulmuşluğum var gözlerinden
kaç İstanbul’u söndürmüşlüğüm
lokması boğazımda tıkanan kaç vuslatı bölmüşlüğüm
ahh !
kaç kez ölmüşlüğüm ...
v e r d a !
dudağında eskiden kalan bir ayrılık ayini
vedâsı ömrümün ezelden e c e l i
ağyar olduğundan beridir içtiğim doyumsuz şarap
sâkînin sunduğu ateşten kadeh
dermânı eksik dizlerim adımlar yokluğunu
hâlet-i rûhiyyenden devşirilmiş satırlarda
ve harâb olmuş halimi
avuçlarımdan dökülen dualarda tüketirim
lâkin
yine ufka uzanır secde eder ümitlerim
aldırmam kaç fecirde kararsa renklerim
bilirim
her gece yıldızlardan sorarsın
bilirim
gözlerinden taşar, canımın akışı, zülâlden nehirler
bilirim siyahtan inciler birikir
tebessümü yitik gamzelerine b i r e r b i r e r
kendi mevsiminde ölmek isteyen her ölümlü gibi
idam sehpasında son bir nefes
- hayatı içine çekercesine
erken gelen eceli içercesine -
gözlerine bağlanır darağacında dileği
cezbeden hayatın efsun kefeni
nadasa bırakılan nasırlı yüreğin âh-ı figanı
son öpüş, ebedi nakış...
verda dudağında eskiden kalma ayrılık âyini
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş