Gitmeden Önce

O Orhan Alkaya Orhan Alkaya
0 Altın Yaprak
erken kalkın hanımlar, beyler vaktidir, uzatmayın boş yere kaç kere yazıldı kimbilir, karnaval yeri değildir dünya, ne de sevecen bir yatak odası. bir bok olacağı yok kavramlar ve kavimler eritti çoktan bu manzarayı. yetmezliğinizle avunun siftinip gittiniz bir biçilmiş yol boyu gitgide gidilemez bir yerden mi gidemiyorsunuz pek mi hoşnutsunuz ikiyi hayda! aşmış yüzlerinizden zekanızın altında bir getto mu kurdunuz yoksa bilinemezleriniz mi ürkütüyor yoksa sizi ölüm! sandığınız kadar soğuk mu? saklandığınız her yerde birkaç kupür mü gizlenir son nefesinde kendisini özleyen kimdir neden uzun ölür her anne ahmaklık bakaloryasını uzun eşek geçmek aşkla otuzbir çekmek, ot içmek, ot biçmek çok zamandır aşağılanıyor oysa. fevkalade sağlıklı bir yasayla yönetiliyor hayatlarımız : altta ve güneyde kalanın canı çıkarsa çıksın cebine üç beş banknot sıkışmış kim ayırt eder kuzeyi güneyi güneşi ve batışı uzlaşalım o vakıt: çok yaşa zararsızlık düzayak hayatlardan kime ne; zerzevatçıyı ve sabun satıcısını haneye çağırın, oldu işte üst katlardan halı silkelemek tehlikesiz ve serbesttir oysa. mobilyalardan ve köpüklü deterjanlardan ve su hazneli süpürgelerden ve kirtim kirtleri yasaklayan özel harekat şubesinden kurtulmuş bir halınız varsa eğer; hanımlar, beyler, bekleyin aşağıdan yukarıya doğru devrim yapsınlar yukarıdan aşağıya ırzına geçin devrimin olmadı çekip gidin; ısrarla söylemiyorum ama pek bir canınız çekerse: siktirip öyle gidin bir bok yok hanımlar, beyler ve itiraf edenler iki yüz kişi iki buçuk milyar dünyalıdan zengin bir haftalık karıyla Microsoft'un, açlık unutulup gider Malthus'ün geometrisine rağmen El Debba'da akbaba gezmez aç kızların peşinde kir pas içinde tiner çocukları bir hamam görse akça pakça pek de güzel olurlar sanki zannedin ki bir hamam var onlar için ve iki kere iki etmektedir iki! gelip de görün ki kuvarkını yitirmiş lepton kadar compressed işte el yazması tadını ve zihin olanca akışını gömüp manyetoları ve kıçınızı büyüten high technology ah! gitmezseniz eğer binip günahsız atlarınıza bu ısrar ruhumuzu yakacak, dikkatimizi. kimliğimizi ateşe vermeden çok önce kendi kıblemizde hayatımızı; pakça gerdanlı, kruvaze -göbekgizler- kostümlü, manasız bakışlı, beyazlatılmış ahlaklarıyla veled-i akçaları, kahkahalarıyla doymamış dimağları ve yaprak sarma kuramlarıyla başbaşa ve hükümsüz bırakmak acıtıyor canımı borsaya sürülmüş şu piçkuruları, şu nimet budalaları bir dünyalı zaafıyla ve kanatılmamış dudaklarıyla canımı acıtıyor ve erteliyorum birkaç gün için gidişimi fazla kalmış olmak ayıptır, vaktı ıskaladım, biliyorum inliyorum gidebilmek için, öf! kaç düğüm fazla attım pişmedim hala, büyüyemedim kızım, annem ve baba - bir çocuğu olmak hele, yeniden üretmektir ıcığıyla bilinen yeryüzü yaşamasını ve kışkırtır, soyundan geleni saklayıp koruma telaşını. - haydi hop! toparla kendini hep güzel kadınların sevgilisi arkada bırakacağı gözünü yaşarken derlemiş Adem söyle k'ale alınmasa da sözünü, sana ne ala: gitmeden önce söylemek istediğim birkaç söz var ve keyifle kıracağım birkaç burun kemiği, hala

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.