Kahr-ı mizan

S Sevinç Uslu
0 Altın Yaprak
akıyor parmaklarımdan dosdoğru alnım çocuk yıkıntısıyım neresinden bakılsa umursamazlık kokan dünyanın diyemem ki bezmedim meçhuliyetinden karartılan göğün yok edilişinden ya da şefkati bereketli kadirşinas iklimlerin dönüp duruyorum acıya kök salan hayatın avlu diplerinde hepten yitmiş ceplerimden her'le hiç arasında imlası anahtar düşlerim gizleyemem dört duvar isyanımın yırtık avazını biliyorum şimdi ne desem yakılan bir denizi ağlamaktır volkanik zaman ve bir o kadar utancı seni inciten şuuru kapalı neslimin sen ki anlayansın derdine yanan virane yüreğimin töz yaşını gittikçe suça battık bitmezlerin içinde günaha gömüldük gittikçe bıkmalar bıktı hırsımızın dursuz duraksız edepsiz yozluğundan nefret kusan arsıza sattık ilmek ipek sevgi işli ceketimizi eremedik Hak'kın sırrına a güzelim çocuk ömür şeridinde tutup elinden gülümseyen güneşi gösteremedik ayıplar istiflediğimiz tarihin affedilemez canileriyiz gayrı oysa değil miydik ki biz aynı topraktan karılan cümle ibret Yaratan'ın eseri tek bir saç teline kıyamayan değil miydik çaldık hayat papirüsü gözlerinin menevişini canına kurban olduğum körpecik teninden o nurlu nefesini barbarca biçtik bağışlama ayıbımızı ne olur cehennemdir bu minvalde bedelimiz dün bugün sonsuzluk boyu kutsalsın sen tüm dinlerin dilinde gel gör ameline sebep aklımsız soyuma ne haller olduğunu anlatamam sana ki dudağına kan düğümlediğimiz tarihin çıplak fotoğraflarına bakıp da artık kendimize gelecek kadar bir yudum insan bile değiliz kim kime dum duma menfaatine hesap devşiren çağın çığırtkanlarınca süslü apoletler takılıyor vicdanı terkettiğimiz yakalarımıza duygusuz vaadlere minnet methiyeleri düzüyoruz beheri alkış uyaklı börtü böceğe şiirler yazıyoruz halen suya sabuna dokunmayan imgelerle ve fakat bağır bağır iliğini kurutan katliam fabrikaları kuruyoruz öte yandan yerlebir edip uçurtma bahçelerinle şiir küpeli kiraz ağaçlarını akıyorum gözelerimi kağıttan avuçlarıma oluk oluk kahır altındayım utanıyorum ayaküstü mendilleşen sözlerinden boş bakanların ah çocuğum cocuk bak şimdi ne sen mavisin ne ben geleceğe umudu giyinik diyemem ki usanmadım sırtımda hiçliğimin küllerini taşımaktan katar katar ölmekten kimliğimi ya da tanımsız bir vahşette delik deşik sen ki bilensin sonrası var şafağına uğultulu korkular bulaştırmanın gittikçe rezalete battık bitmezlerin içinde katrana gömüldük gittikçe yılmalar yıldı envai çeşit kabusların bariz öznesi olmamızdan cehennem öksüren iblise sattık bütün benliğimizi eremedik Hak'kın sırrına a yarına mirasım çocuk yaşamak şeridinde geçip de kirlikara gecelerimizden sana berceste bayramlar doğuran gül yüzlü günler veremedik (hare / Uzaklar /... )

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.