Yaralı nefes.. / Ezo

S Sevinç Uslu
0 Altın Yaprak
tıkanmış kulakları yüreklerin bakışların dilinde hain kırağı öpmeler yalan olmuş Ezo sevmeler ki, ısırgan dalaması çarşılanıyor akşamalacalarında bakıyetüssüyuf* kir çokluğu bu şehirler ruha merhem olacak dost yokluğu pençeleşen yelkovanların hüzün çukurlarında sabit bir noktaya dikip gözlerimi iliklerimi seyreliyorum nöbet nöbet çekilerek kanım, sesimi ölüyorum Ezo ne zor yaşayıp gitmeyi becerememek gıcır gıcır umuda hasret ne yaman burada aşklar yavan ve delik deşik ah! bu sokaklar can veren çocuklar Ezo kâh açlıktan, kâh tiner koklamaktan gel! al alnımdan düş yitimlerini korsanlara esir düşmemiş diyarlar getir bana günle yıka mısralarımın çamur yüzünü sök toprağımın ana rahminden hicran mayınlarını çıkar koynumdan gece bulutlarını az mı paylaştık sessiz dualarımızla Ezo kalbimiz üste kutsal şal mavi göğü n’olur! yokluğunla tetik düşürme ezgilerime gel öpeyim hiçbir dizeye sığdıramadığım yâren gözlerinden içeyim avuçlarından iyiliğin ve güzelliğin çam sakızı kokan öyküsünü yeter o zaman paltosuz, solgun fotoğraflar bırakan kentlerin çelik suretli bunaltılarına şakaklarımı direnmeye ayrılık şiirsiz yaşamak gibi Ezo usandırıyor ezim ezim dahası gönlünden gömleğine sevda mürekkebi geçmiş bir şairin çakallar tarafından sürgüne mahkum edilişi gibi utandırıyor insanlığımdan sensiz yaşamak imlasız kalıyor nefesim . . ( hare / İstanbul .. /.. )

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.