Zeytin ve incir aşkına..
S Sevinç Uslu
0
Altın Yaprak
uymaz üstüme dünyanın (h)iç rahatlığı
cismim inliyor ruhumu
adanmış aslına aslım
başlangıcın başlangıcında zamanın
evet ermiyor aklım
piyasa gereği yırtılmış edebin edebi
soyunup duruyor buruşuk hayata
kir yükü çirkef, çirkinin çirkini
aynası kırık sözlerin, kesik el ayak
suskumda anne sesimi kim işitir ki
zeytin ve incir aşkına
oysa
bir dilek tutmuştum çok eskiden
henüz başlamıştım yeni bir şiiri yazmaya
volta atıyordu gökyüzünde o sıra kuşlar
Homeros’un üç bin yıllık İlyada'sını okuyordu adamın biri
yaşamla arasında olanı biteni mırıldanıyordu kendine
kör bir kemancı ezber notalara dokunmadan
mürekkep akan usumun ömür sokağında
ancak
'artık beşer'in yoldan çıkmasıdır şimdiler
saatlerin utancı çoktan aştığını göstermesidir
insan olana şimdiyi yaşama zorluğudur
ve bilinir ki, yönetme kolaylığıdır aynı zamanda
sentetik kahramanlara ameline sermaye için
gel gör
çoktur zamanları şiirin gündemi kaplayan
dinsel tamponla evrensel yaralarını sardığını sanan
piyasa şarlatanlarını anlatacak ve dahi
entrikalarını yüzlerine çarpacak kadar
soyludur künhü
bir dilek tutmuştum zeytin ve incir aşkına
henüz başlamıştım söylemeye çiçekli bir ezgiyi
bahar mevsimiydi yüzümün
güneşle sevişiyordu o sıra uçurtmalarım gökyüzünde
alabildiğine mavi kokuyordu saçlarım
bir omzuma güvercinler konuyordu, diğerine sakalar
elif elif özümce yüreğim, gülce gül aminli
sadece bir dilek tutmuştum
zihinsizlerin soğuk çelik ve yağma açlıklarından önce
gözlerimin tuzundan kirpiklerimi kaplamadan kar
göğsünden kalbura çevrilmezden evvel hayatlar
"ey! secde ettiğim..
eyy! hikmetinden sual olunmayan..
akıldan, vicdandan çıkarma aciz kullarını
fırsat verme günahkara, kâfire yedirme
yetimin, masumun, mazlumun sen rızalı kul hakkını"
ki, yoktur bir çocuğun gözyaşını içine ağlaması kadar ağlamak
tek bir dilek tutmuştum sadece, t e k b i r yakarı
kapkara korkuyla, yaşını gözlerinde donarak bakmasın diye çocuklar
.
.
.
( hare / İstanbul – 2008 )
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş