Sull’asfalto del viale la luna fa un lago silenzioso e l’amico ricorda altri tempi. Gli bastava in quei tempi un incontro improvviso e non era piú solo. Guardando la luna,…
İtalyan şair, romancı, çevirmen ve eleştirmen. Cesare Pavese, ailesinin yazlarını geçirdiği Torino'nun Santa Stefano Belbo köyünde bir memur çocuğu olarak doğdu. Torino Üniversitesi'nde edebiyat okudu. İngiliz ve Amerikan edebiyatına ilgi duydu; bitirme tezini Walt Whitman şiirleri üzerine yazdı. Öğrenimini bitirdikten sonra orta öğrenimini tamamladığı eski okulu Liceo d'Azaglio'da edebiyat ve dil dersleri verdi. Bu dönemde İngiliz ve Amerikan yazarları ile ilgili yazıları La Cultura dergisinde yayınlandı. Daha sonra bir arkadaşının kurduğu Einaudi Yayınevi'nde çalışmaya başladı. 1935'te anti-faşist çalışmaları nedeniyle tutuklandı, 1936'da serbest bırakıldı. Brancaleone Hapishanesi'ndeki bir yılından esinlenerek Carcera (Hapis) romanını yazdı. 1950'de Yalnız Kadınlar Arasında romanı ile İtalya'nın önemli edebiyat ödüllerinden Strega Ödülü'nü aldı. Edebi kariyerinin doruğunda olmasına rağmen özel hayatı karışıktı. Sonu olmayan aşk ilişkileri onu bunaltmıştı. Ödülü aldıktan sonra Torino'daki bir otel odasında bütün özel kâğıtlarını yok edip, 21 adet uyku hapı alarak intihar etti. İntiharından önceki gün, “Artık sabahı da kaplıyor acı.” diye kısa bir not düştükten sonra 27 Mayıs'ta günlüğüne şunları yazmıştır: " ’48-’49′ daki mutluluğumun hesabı görüldü. Bu soylu mutluluğun gerisinde şu vardı: Güçsüzlüğüm ve hiçbir şeye bağlanmayışım. Şimdi, kendime göre, girdabın içine girdim; güçsüzlüğümü seyrediyor, onu iliklerimde hissediyorum, beni ezen siyasal sorumluluğu yüklenemiyorum. Bunun tek çözümü var: İntihar. " Cesare Pavese - 27 Mayıs 1950
Senin Köylerin (1941)
- Ağustosta Tatil (1946)
- Yoldaş (1947)
- Leuko İle Söyleşiler (1947)
- Tepedeki Ev (1949)
- Güzel Yaz (1949)
- Ay Ve Şenlik Ateşleri (1950)
- Yaşama Uğraşı (1935-1950)
- Tepelerdeki Şeytan
- Yalnız Kadınlar Arasında
- Çalışmak Yorar
Cesare Pavese şiirleri
Dawn on the black hill, and up on the roof cats drowsing. Last night, there was a boy who fell off this roof, breaking his back. The wind riffles the cool leaves of the trees.…
Girerò per le strade finché non sarò stanca morta saprò vivere sola e fissare negli occhi ogni volto che passa e restare la stessa. Questo fresco che sale a cercarmi le vene…
Ağaçlıklı yolun asfaltında sessiz bir göl Oluşturuyor ay ve arkadaşım başka zamanları anımsıyor O zamanlar beklenmedik bir karşılaşma yeterdi ona Yalnız değildi artık aya bakarak…
Dal mattino alla sera vedevo il tatuaggio sul suo petto setoso: una donna rossastra fitta, come in un prato, nel pelo. Là sotto rugge a volte un tumulto, che la donna sussulta.…
Anche il povero scemo che ha un occhio fiaccato sanguinante, strizzandomi l’altro, rinvanga il suo sogno. Occhi acuti, vedevano persino di notte;…
Stunned by the world, I reached an age when I threw punches at air and cried to myself. Listening to the speech of women and men, not knowing how to respond, it's not fun.…
Anche tu sei collina e sentiero di sassi e gioco nei canneti, e conosci la vigna…
Sei di sangue e di terra come gli altri. Cammini come chi non si stacca dalla porta di casa.…
Stupefatto del mondo mi giunse un’età che tiravo dei pugni nell’aria e piangevo da solo. Ascoltare i discorsi di uomini e donne non sapendo rispondere, è poca allegria.…
Il ragazzo respira piú fresco, nascosto dalle imposte, fissando la strada. Si vedono i ciottoli per la chiara fessura, nel sole. Nessuno cammina per la strada. Il ragazzo vorrebbe…
Il meccanico sbronzo è felice buttato in un fosso. Dalla piola, di notte, con cinque minuti di prato, uno è a casa; ma prima c’è il fresco dell’erba da godere, e il meccanico dorme…
Sulla nera collina c’è l’alba e sui tetti s’assopiscono i gatti. Un ragazzo è piombato giu dal tetto stanotte, spezzandosi il dorso. Vibra un vento tra gli alberi freschi: le nubi…
Gereksiz denizin önünde yalnız adam Bekler durur akşamı, bekler durur sabahı. Orda çocuklar oynuyor, ama bu adam İsterdi ki bu adam onun da bir çocuğu olsun…
È un gigante che passa volgendosi appena, quando attende una donna, e non sembra che attenda. Ma non fa mica apposta: lui fuma e la gente lo guarda.…
15 / 155 gösteriliyor